DoğrusuAllah, va'dinden cayıp-dönmez." (Al-i İmran Suresi, 9) Kendisinden şüphe olmayan kıyamet gününde, Allah'ın bütün kulları O'nun huzurunda toplanacaklardır. Dünyada Kendisi'ni ve elçilerini yalanlayan kişilerin inkarlarını ve bu inkarlarından kaynaklanan bütün eylemlerini bilen Allah, elçileriyle tüm Allahın oğlu kabul ederek tevhid ilkesini ihlal etmekteydiler. Kur’an-ı. Kerim ehl-i kitabı bu tür inanışlardan sakındırarak bir olan Allah inancı. inancıyla bağdaşmayan tüm bu sapmaları ve yanlış anlamaları bertaraf ederek. Allah’ın birliğini şüpheye yer Allahtan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın da Allah’ın kulu ve son Peygamberi olduğuna şehadet ediyorum.] İman, Muhammed aleyhisselamın, Peygamber olarak bildirdiği dini, akla, tecrübeye ve felsefeye uygun olup olmadığına bakmadan tasdik etmek yani kabul edip, beğenip, inanmaktır. PreviousArticle Allah ın varlığından şüphe etmek dinden çıkarır m Peygamber den şu hadisi duyduğunu söylemiştir: “Şüphesiz ki İslam (olmak) artırır, (kişinin haklarını ve menfaatlerini) eksiltmez.”[64] Buraya kadar anlatılanlardan varmak istediğimiz sonuç; küfre dönmenin ve irtidat etmenin uhrevi ve dünyevi sonuçlarına karşı müminleri bir defa daha uyarmaktır. Hz. Rahmânın misafirleriyiz,Yâni, Allah evine bizi çağırdı;biz de "lebbeyk”“Emrindeyim, buyur!.diyerek geldik.Bir ibadet mevsimidir hac. Allah'ın rahmeti burda coşuyor.*Peygamberimiz(s.a.v) buyuruyor ki:(Günahdan ve noksanlıklardan uzak) makbul bir Haccın karşılığı, ancak cennettir” Buhari, Umre, 1. cgQNF4. Allah Hakkında Gelen İnsanı Dinden Çıkaran Vesveselere Karşı Koymak. Eğer Allah’ın varlığına ait deliller sabit olmasaydı o zaman inkarı gerekirdi. Ancak Akıllı olan kişi bilir ki Allah’ın varlığı apaçık delillerle Allah’ın azametini düşünürse şaşar kalır. Çünkü akıl, mevcut olan bir şeyin ezeli olmadığını bilir. Ancak hisler bunu tanımaz. Akıl bu düşünceyi hislere de zaruri olarak dikkat bunu kabul ettikten sonra Yaratıcının yaptıklarının Kendi mevcudiyetine delil olduğunu görür. Sonra Allah’ın takdir ettiği işlerin gerçekliğini anlar. Eğer Allah’ın varlığına ait deliller sabit olmasaydı o zaman inkarı Allah ki İsrailoğulları için denizi ikiye yarmıştı. Bu öyle bir şeydir ki Yaratıcının dışında kimse buna güç getiremez. Hz Musa’nın attığı asanın büyük bir yılana dönüşerek büyücülerin uyduruk yılanlarını yutması ve aynı ebatta kalması yine bu türden bir olaydır. Bunları gördükten sonra başka hüccet aranır mı?Firavun’un sihirbazlarının bu olayları gördükten sonra iman etmelerine rağmen Allah’ın bu sihirbazların asılmalarına engel olmaması, peygamberlerin açlık ve öldürülmekle imtihan olmaları, Zekeriyya’nın testere ile ikiye bölünmesi, Yahya’nın zina eden bir kadın tarafından öldürülmesi, Peygamber’in her yıl Bana yardım edecek, beni barındıracak kimse yok mu?’ demesi gibi olayların karşısında cahil kişi neredeyse şunu söyler;Eğer bir Allah olsaydı dostlarına yardımcı olurduAkıllı olan kişi bilir ki Allah’ın varlığı apaçık delillerle sabittir. Aklın Allah’ın yaptıklarına itiraz hakkı yoktur. Yine aklın bu olaylar karşısında bir sebep de araması her şeyin maliki ve hikmet sahibi olduğu malumdur. Allah’ın fiilindeki hikmetlerin bize kapalı olması durumunda biz bunu anlayışımızın acizliğine veririz. Akıl nasıl aciz kalmasın ki ?Hz Musa geminin delinmesi, çocuğun öldürülmesi karşısında aciz kalmamış mıydı? Hz Musa olayların hikmetini öğrendiğinde ise bunu tekrir etmiştir. Eğer akıl bu hikmetleri algılayamadığında hemen inkar yoluna gitseydi,o zaman;Hz Musa’nın da Hz Hızır ile yaşadığı olayları inkar etmesi gerekirdiŞayet aklın bir olay karşısında Neden, Niçin gibi soru sorarsa onu hemen şunu söyleyerek sustururEy aciz! Daha sen kendi nefsinin hakikatini bilmiyorsun. Durum böyleyken her şeyin sahibi olan Allah’a itiraz etmek senin neyine?Eğer akıl musibetlerde hangi faydalar varsa Allah istese bu faydaları musibetsiz de verebilir? İnsanları ateşe sokmakta hangi fayda tahayyül edilebilir ki? Üstelik bunda açık ve net bir durum da yoktur derse; sen de aklına şöyle söyle Allah’ın hikmeti senin derecenden üsttedir. Bilmediğin konularda teslim ol! Şunu bil ki aklıyla ilk itiraz eden kişi İblis olmuştu. O ateşin çamurdan daha üstün olduğunu iddia ederek Adem’e secde etmediNice insanları görüp duyuyoruz ki bu insanlar hikmet konusunda ileri-geri konuşuyorlar. Çünkü onlar akıllarının kapasitesine göre hükmediyor. Allah’ın hikmetinin insanların akıllarının çok ötesinde olduğunu unutuyorlar. Sen de aklında her şeye bir sebep bulma arayışı için yer açma, itiraz edici cevapların peşine düşme! Aklına Teslim Ol ki Selamette Olasın telkininde önce okyanusun altında nelerin olduğunu bilemezsinTeslimiyet işlerin temelidir. Kim teslimiyet duygusunu yitirirse, itiraz kapısı açılır ve kişi küfre İbn Kayyım el-Cevziyye / Tehlikeli Tuzaklar / bkz 192-193. Okuma süresi < 1 Soru-Cevap bölümünde bu yazımızdaki soru ”Allah’tan başkası üzerine yemin etmek dinden çıkarır mı?” ve cevaplarını aşağıda okuyabilirsiniz. İşte Allah’tan başkası üzerine yemin etmek dinden çıkarır mı? sorusunun alimlerce verilmiş cevapları; Allah’tan başkası adına yemin edilir mi? Abdullâh İbn Ömer radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur “Kim Allâh’tan başkası adına yemin ederse kâfir veya müşrik olmuş olur.” [Ebû Dâvûd 3251; Tirmizî 1535…] … Kur’an, Peygamber, Kâbe için demekle yemin olmaz. Allah üzerine yemin etmek nedir? Bir kimsenin bir niyeti, işi yapmak veya yapmamak yönündeki isteğinin çok güçlü olduğunu ifade eder. En güçlü şekilde söz vermek anlamını kendi içinde taşımaktadır. Yemin, sadece Allah’ın mübarek isimlerini söylemekle olur. Vallahi, billahi, tallahi şeklinde yemin edilir. Allah üzerine yemin etmek günah mı? Gereksiz yere yemin etmek ve onu alışkanlık haline getirmek doğru değildir. Yeminin ciddisi de şakası da geçerli olur. … Peygamber “Yemin edecek kişi, Allah dışında hiçbir şey üzerine yemin etmesin” Nesâî, Eymân, 4; “Allah dışında bir şey üzerine yemin eden kimse şirk koşmuştur” Müsned, II, 34 buyurmuştur. İlginizi Çekebilir; Kızgınlık anında yapılan yemin geçerli mi? Yemin kefareti ödememenin vebali nedir Yemin kefareti verme konusunda serbestlik var mı? Köpek eti helal midir? Kadın dinden çıkarsa öldürülür mü? DeÄŸerli kardeÅŸim, Konuyla ilgili hadislerden bazıları şöyledir – “Yemin edecek kiÅŸi Allah dışında hiçbir ÅŸey üzerine yemin NesâÃ, Eymân, 4 – “Allah dışında bir ÅŸey üzerine yemin eden kimse ÅŸirk Müsned, II, 34 – “Allah atalarınızın üstüne yemin etmenizi yasaklamıştı BuhârÃ, Eymân, 4 Bunlar ve benzeri hadisler gereÄŸi yemin “vallahi, billâhi, tallahi”; “rahmâna yemin olsun ki”; “canım elinde bulunan Allah’a yemin olsun ki”; “Allah’ın kudreti üzerine yemin ederim ki” ifadeleriyle yapılır. Allah’ın kelam sıfatından kaynaklandığı için Kuran-ı KerÃm üzerine yemin de geçerli sayılmıştır. Allah’ın isim ve sıfatlarından rab, mevla, melik gibi insanlar için de kullanılabilenler üzerine yemin etmenin geçerliliÄŸi ise bazı alimlerce niyete baÄŸlanmıştır. Fakihlerin çoÄŸunluÄŸu, yemin için söylenen kelimelerden ziyade örf ve niyeti esas aldığından mesela, “Yemin ederim, ÅŸehadet ederim, üzerime andolsun” gibi sözleri de yemin saymıştır. Hadislerden hareketle fakihler anne, baba, oÄŸul, peygamber, melek, namaz, oruç, Kâbe, zemzem, mezar, minber vb. ÅŸeyler üzerine yemin etmeyi haram veya mekruh kabul etmiÅŸtir. Resûl-i Ekrem ve diÄŸer peygamberler üzerine yapılan yemin ise bazı fakihlerce geçerli görülmüştür. Hz. Peygamber’in bir muhatabının babası üzerine yemin ettiÄŸine dair rivayet ise Müslim, İman, 9 yasaktan önce olduÄŸu, yemin kastının bulunmadığı gibi gerekçelerle tevil edilir. Ayrıca talak, küfür gibi neticeler doÄŸuran bir ÅŸarta baÄŸlamak yoluyla da yapılabilir. “Şöyle yaparsam kafir olayım, yahudi olayım, hıristiyan olayım” gibi ifadeler HanefÃler’le HanbelÃler’in çoÄŸunluÄŸuna göre yemin kabul edilirken Malikà ve ŞafiÃler’le HanbelÃler’in bir kısmına göre yemin kabul edilmez. Küfür amacı taşımadığı sürece kiÅŸi bu sözlerle dinden çıkmış sayılmasa da çoÄŸunluÄŸa göre günah iÅŸlemiÅŸ olur. Bir hususu küfrü gerektirmeyen bir günaha baÄŸlamak asla yemin sayılmaz. Kaynak Sorularla İslamiyet Ayrıca aklına takılan sorular veya merak ettiklerin için Sözler Köşkü YouTube kanalımıza göz atabilirsin 🙂 Soru Efendim, ben İslamiyet’ten haberdar olan iyi bir ailede büyüdüm. Bunun için ne kadar şükretsem azdır. İslami bilgilerden ve İslami şuurdan mahrum bırakılmadım. Şeriatın nasıl bir nizam olduğunu ve biz gençlerin bu uğurda nasıl çalışmamız icap ettiğini, irtibat halinde bulunduğum hoca ve talebe arkadaşlardan devam etmekte bulunduğum lisede, İslamiyet’ten habersiz veya körü körüne ona düşman olan arkadaşlarıma bildiklerimi aktarmaktayım. Buraya kadar her şey güzel! Böyle bir nimet 20. asırda herkese nasip son zamanlarda -şeytan ve nefis müstesna- hiçbir baskı olmadığı halde, Allah’ın varlığı konusunda şüpheye düşmeye başladım. Önceleri küçük zayıf olan bu şüphe, gitgide beni rahatsız etmeye Namaz içinde Biz namaz kılıyoruz ama ya Allah yoksa bu hareketimiz boşuna değil mi? veya oruç tutar iken ya Allah yoksa şeklinde adi bir düşünce bütün benliğimi derece ki, bundan kurtulmak ve sıyrılmak mümkün olmuyor. Mahlukat hakkında tefekkür etmeyi denedim fakat muvaffak olup bu şüpheyi tamamen gideremedim. Kalbimdeki bu şüpheyi tamamen giderebilsem İslamiyet’in en iyi yaşayıcısı ve savunucularından bir mücahid olacağım. Buna, kendi kendime, yüzlerce defa söz verdim. Ne olur bana yardım Birçok dünya ilimlerinin doğuşunda şüphe ilk noktadadır. Bu duygu kuvvetlenerek zan haline gelmiş, hududu tespit edilmiş ve tarifi yapılmış ise Müsbet olma vasfını kazanmıştır. Felsefe gibi bu vasfı kazanamayanlar mazide ve halde çöküp Halıkımızın varlığı o kadar açıktır ki, onun varlığında izahata bile ihtiyaç yoktur. Allah olmasa, aslı faslı, ismi ve cismi olmayan alem ve Adem nasıl ve ne şekilde olacaktı?Çamurdaki bir iz, oraya basan ve oradan geçip giden bir canlıya delalet etmeye yeterken, bu muazzam kainat ve içindeki varlıklar, Allah’ın varlığına açık bir delil değil midir?Tahmin ederim ki şüpheciliği esas alan felsefecilerin tesiri altında kalmış veya derslerinize giren hocaların bir kısmının kafalarınıza doldurduğu, felsefe yoluyla gönlünüze aktardığı evham ve şüpheler sizi ve birçok bahtsız genci bu hale sürüklemektedir. Siz aldığınız dini terbiyenin tesiri ile imanınızı korumak için nefs ve şeytanın tohumlarını yeşertmesine karşı cihat vermektesiniz. Bu imkan ve iktidara malik olamayanlar, küfrün ve inkarın içine düşmekte ve çok kere kendini kurtaramadan fani hayatını bitirmekte ve bu şüphe gelince Euzü billahi mineşşeytanirracim okuyunuz. O devam ettikçe siz de bu mübarek kılıçla nefsin boynunu vurmaya devam ediniz. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim2de Eğer şeytandan bir fit seni dürtecek olursa hemen Allah’a sığın. Çünkü O, hakkıyla işitici tam bilicidir 1’ ki şeytanı bu şekilde kahredip, uzaklaştırmış olursunuz. Bunu takiben, yürekten gelen bir samimiyetle Kelime-i Tevhid ile yedi defa La havle vela kuvvete illa billahil-aliyyil azim’ bir şüphe bulunmadığı zamanlarda salavat-ı şerife’ye devam ediniz. Günde yüz defa Efendimiz’in ruh-ı şerifi için salevat okuyunuz. Sesiniz, Allah Resulü’nün manevi antenlerine intikal etmeye başlar. Bunu takiben Efendimiz’in şefaat ve yardımlarını simidi, nasıl denize düşeni kurtarmakta yardımcı olursa, salevat-ı şerife de İtikadi Meselelerde’ şüpheyi düşeni kurtaran bir Manevi Gemi’ şüphe hali, namaz içinde geldiği zaman, kalbimizin dili ile iblise şu cevabı verinizAllah olmasaydı, olmayan birşey için, bu vesvese bile Allah’ın var olduğunun delilidir’Bir de unutmadan banyo yaptığınız yerde küçük abdest Mehmed Emre / Fetvalar / C I / bkz13-141- A’raf 200

allah ın varlığından şüphe etmek dinden çıkarır mı