İşadamı Davut Doğan dünyada birçok yatırımcı ve fon olduğunu eğer işinizde başarılı iseniz bu fonlardan faydalanabilineceğine dikkat çekerek; “Mobilya sektöründe işlerimizi büyüttükten sonra enerji sektörüne girdik. Şuanda Ordu ve Erzurum İspir’de iki elektrik santralimiz var. Yabancı fonlarla birlikte yaptık.
Dardanel ise, konserve ton balığı sektöründe pazarın %60'ını karşılayan yapısı ile pazarın lideri konumundadır. Özellikle perakende alanında çoğu başarılı firma, hedef daraltmada beş adımlık başarılı bir strateji uygular: 1. Hedef daralt, müşteri kitleni sınırla. 2. Azami stok yap. 3. Ucuza al. 4. Ucuza sat. 5.
11 İŞKUR AHŞAP MOBİLYA İMALAT USTASI İŞ İLANI. 1.1.1 Ahşap Mobilya İmalat Ustası İş İlanı Başvuru Şartları. 1.2 AHŞAP MOBİLYA İMALAT USTASI İŞ İLANLARINI GÖRÜNTÜLEMEK VE BAŞVURMAK İÇİN TIKLAYINIZ. İŞKUR İŞ BAŞVURUSU İLE İLGİLİ TAVSİYELER.
İİB- İstanbul İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği - MOBİLYA SEKTÖRÜ URGE YE START VERDİ. MOBİLYA SEKTÖRÜ URGE'YE START VERDİ. İstanbul Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği olarak 2010/8 sayılı "Uluslararası Rekabetçiliğinin Geliştirilmesi Tebliği” kapsamında "mobilya” sektörümüzün
Oyunsektöründe takım lideri nasıl olunur? Uzmanlara sorduk! Genel olarak bir pozisyonda lead olmak (sadece oyun sektöründe değil), üstlenebileceğiniz sorumluluk miktarıdır.
EMAKS mobilya kulpları ve ayakları üreten sektöründe öncü bir tedarikçidir.Güçlü yatırımlar yaparak,gelişmekte ve büyümekte olan İstanbul Avrupa yakasında yer alan fabrikamıza Satınalma Uzman Yardımcısı aranmaktadır. İstanbul Avrupa Yakasında ikamet eden (Tercihen Esenyurt,Esenler,Habibler,Sultangazi,Sefaköy,İkitelli)
9HvcHl. Bir toptan satış işinin yerelde veya dünya çapında başarısız olmasının ana nedenlerinden biri, güvenilir ve karlı özel kaynakların eksikliğidir. Yüzlerce, hatta binlerce çevrimiçi mini alışveriş merkezi, ürünleri güvenilir makamlardan mümkün olan en düşük fiyata bulmak için kendi durum tespiti yapmak yerine yanlışlıkla aracı aracılara güvendikleri için başarısız oluyor. Peki, doğru bir şekilde toptan satış işine başlamak için şimdi ne yapmaya başlayabilirsiniz? Basit, başarılı bir toptan satış işine başlamanın bir numaralı yönü odaklanmaktır. Fikirleri ve iş eylem planınızı belirledikten sonra, bu tür toptan iş nişlerini karlı girişimlere dönüştürmek için gerekli eylemi yapmaya odaklanmanız gerekir. Kendinize günlük hedefler belirlemeniz gerekir, bu her gün başaracağınız şeydir. Kesin olarak sorarsan gerekli bir kötülük, ama gerçekten de eğlenceli. Şimdi, bir şeyin yazılı olması ile hiçbir şeyin yazılmaması arasında büyük bir fark var. Araştırma ve deneyimler, bir perakende girişimcinin işi için gerekli yazılı günlük hedeflerine ulaşmaya odaklandığında, işi tamamlama şansının katlanarak arttığını göstermektedir. Ne yapmanız gerektiğini yazmazsanız, şansınız görevinizi tamamlamıyor ve belli ki çoğu zaman günlerce veya haftalarca takılıp kalıyor. Diğer tüm işler gibi toptan satış işi kurmanın da uzun vadeli bir süreç olduğunu unutmamak gerekir. Hemen kar görmezseniz, işi suçlamayın. Ne yaptığına ya da yapmadığına bak. Odağınızı kaybederseniz ve bir şeyden diğerine atlarsanız, başarılı olamazsınız. Mağazacılık işim ve tüm eBay işlerim bu şekilde takılıp kaldı. İnsan hatalarından ders alın, daha çok tanınmış testler gibi. Bu yüzden, her gün yapmanız gerekenlere odaklanmalı ve bunu yapmalısınız. İkincisi, bir perakendeci olmak veya yerel olarak veya İnternet üzerinden toptan satış yapmak için bir toptan satış işi başlatıyorsanız, mümkün olan en düşük fiyatlarla satın almalısınız. Bu açık olmalı, ancak şaşırtıcı bir şekilde perakende mağazalarının% 95’inden fazlası mevcut en düşük fiyatlarla ürün satın almıyor. Pek çok web sitesinin berbat siteleri çıkardığını ve internete girip başarısız olduklarını görmek üzücü çünkü doğru araştırmayı yapamadıkları için hiçbir zaman harika bir toptancı distribütörü veya mükemmel bir toptan satış listesi yoktu. Evet, en büyük toptancı veya distribütör olmadan iyi para kazanabilirsiniz, ancak birçok çevrimiçi dev gibi popüler bir imajınız yoksa veya algılanan bir otorite olarak tam olarak tanınmıyorsanız akıllıca olur mu? Düşük al, yüksek formül sat on yıllardır karlı olduğu kanıtlandı. Son olarak, işletmenizin ürün yelpazesini inceltmeyin. Herhangi bir şeyi ve her şeyi satmaya çalışmak yerine, bir ana niş seçin ve ardından etrafına birden fazla alt niş inşa edin, hangi işe girerseniz gidin, mükemmellik elde etmek için akıllıca. Bu, daha az toptancı ve distribütör bulmayı gerektirir ve bu nedenle bugün toptan satış işine başlarken başarısız olma şansınızı azaltır.
“Güçlü Bir Ar-Ge’ye Sahibiz, Tasarımız Ekibimiz Başarılı, İyi Ustalarla Çalışıyoruz” Kuruluşu 1980’li yılların başına dayanan İmparator Mobilya, klasik tarzıyla ön plana çıkan bir firma. Sürekli büyüme gösteren firmanın hedefi bir dünya markası olmak. Bu amaç doğrultusunda İmparator’un yurtiçinde Masko’da 2, Dudullu ve İnegöl’de birer; yurtdışında ise Azerbaycan’da 2 ve Moskova’da 1 mağazası bulunuyor. Firma yurtdışındaki bayileri ile beraber toplamda 15 ayrı noktadan müşterilerine ulaşıyor. İmparator Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Hüsamettin Yılmaz firmalarını farklı kılan özelliklerini M-Live okurları için anlattı. Mobilya sektörüyle tanışmanız nasıl oldu ve İmparator Mobilya’yı nasıl kurdunuz? Yaklaşık 33 sene önce ben ve kardeşlerim mobilya sektöründe faaliyet göstermeye başladık. İlk zamanlarda çalışmalarımız imalat odaklı yürüyordu. Yatak odası ve yemek odası imalatı yapıyorduk. Firmamızın ilk ismi ise Yılmaz Mobilya idi. Daha sonra imalattan mağazalaşmaya döndük. 1982 yılında Maltepe’de “Yılmaz Mobilya” markası adı altında ilk mağazamızı açtık. Daha sonra İzmit’te bir mağaza açtık ve o mağazanın adına “İstanbul Mobilya” adını koyduk. Sonra Modoko’da bir mağaza açtık, derken mağaza sayılarımız gün geçtikçe arttı. Bu süreçte imalatımız da devam ediyordu. Ama zamanla biraderler arasında ortaklık bozuldu ve herkes kendi yolunu çizmeye başladı. Şimdi her birimiz farklı firmalara sahibiz ve yolumuza bu şekilde devam ediyoruz. Ben de kardeşlerimle yollarımı ayırınca ihracat odaklı yoluma devam ettim. 1995 yılında Azerbaycan’da bir mağaza açtım. Orada bir yapıyla ortaklık kurup bir yıl içinde Azerbaycan’da dört mağaza sayısına ulaştık. O dönemde Türkiye’de ise Modoko ve Masko’da mağazalarımız vardı. Daha sonra ortağımızla ayrılıp tek başıma yola devam ettim. İmparator markasını ise 1997 yılında kurduk. Şu an mağazalaşma yönünden baktığımızda ise İmparator’un yurtiçinde Masko’da 2, Dudullu ve İnegöl’de birer, yurtdışında ise Azerbaycan’da 2 ve Moskova’da 1 mağazası var. Yurtdışındaki bayilerimiz ile beraber toplamda 15 ayrı noktadan müşterilerimize ulaşıyoruz. Peki, tüm bu mağaza yönetimlerini nasıl yapıyorsunuz? İyi bir altyapımız var. Bu mağazaların yönetimi için normalde benim sürekli seyahat halinde olmam gerekirdi. Ama kurduğumuz sistem sayesinde gerek kalmıyor. İki-üç ayda bir sadece kontrol amaçlı mağazaları geziyorum. Kendi yanımızda yetişmiş, bizim kültürümüzle büyümüş ekip arkadaşlarımızı bu mağazalara yönlendiriyoruz. Onlar da sağ olsunlar işleri başarıyla yürütüyorlar. İletişim çağında olduğumuz için de yaptıkları işten hemen haberdar oluyoruz. Herhangi bir durumda bize ulaşmaları çok kolay. Aynı şekilde bizim de onlara ulaşmamız çok kolay. Mesela önceleri Nijerya’da bir işimiz olduğunda aktarmalı giderdik. Ama artık dünyanın her ülkesine direkt uçuşlar var. Kısa sürede dünyanın bir ucuna gidip işinizi halledebiliyorsunuz. Kısacası artık dünya küçüldü ve biz sıkıntı çekmeden işlerimizi yürütebiliyoruz. ““Bizim tamamıyla klasik bir tarzımız var. Çok güçlü bir Ar-Ge’miz var. Tasarım ekibimiz çok iyi. Sektörümüzle alakalı olarak dünyadaki tüm fuarları, gelişmeleri yakından takip ederiz. Üretimde ise Türkiye’nin en iyi ustalarıyla çalışırız” İmparator Mobilya’nın ürünlerini farklı kılan özellikler nelerdir? Tarzınızı bizimle paylaşabilir misiniz? Bizim tamamıyla klasik bir tarzımız var. Çok güçlü bir Ar-Ge’miz var. Tasarım ekibimiz çok iyi. Sektörümüzle alakalı olarak dünyadaki tüm fuarları, gelişmeleri yakından takip ederiz. Üretimde ise Türkiye’nin en iyi ustalarıyla çalışırız. İşte bu özelliklerimiz bizi klasik mobilyada ülkemizde söz sahibi konuma getirdi. Türkiye ile kalmayıp Azerbaycan, Rusya, Dubai’de de söz sahibi konumdayız. Mobilyamızı, İtalyanların, İspanyolların mobilyaları ile kıyaslandığımız zaman aynı ürün üzerinden fi nale kalıyoruz ve genelde fi nali de biz kazanıyoruz. Peki, final noktasında niçin sizi tercih ediyorlar? Estetiğimiz, kalitemiz, işçiliğimiz dünyada söz sahibi klasik mobilya üretici firmaları ile aynıdır. Ama o firmaların fiyatları bizden daha yüksek. İşte bizim fi yat farkımız müşteriye avantaj olarak yansıyor ve iş fi nale kaldığında bizimle çalışmayı tercih ediyorlar. Tüm bunların ötesinde güncel ürünler yapıyoruz ve bu da tercih edilmemizin önemli bir nedeni. Bundan sonraki hedefleriniz neler? Rusya’da varsınız, Azerbaycan’da varsınız; başka nerelere açılmak istiyorsunuz? Bizim hedefi miz İmparator Mobilya’yı dünya markası yapmak. Türkiye’de bir klasik mobilya fi rması olarak kendi dalımızda tanınan bir fi rmayız. Ama bu tanınırlılığı dünya çapına yaymak en büyük hedefi miz. Bugün nasıl ki klasik mobilya denilince akıllara bazı İtalyan markaları geliyorsa ileride klasik mobilya denilince de akıllara İmparator Mobilya’nın gelmesini istiyoruz. Klasik mobilya konuşulduğu zaman “İmparator” da akıllara gelmeli. Böyle bir hedefi miz var. Ama o hedeflere de emin adımlarla yürümeliyiz ki bu başarı uzun yıllarca devam etsin. Hedefi miz konusunda çok gerçekçiyiz. Hayal kurmuyoruz, bu hedefi n gerçekleşeceğine inanıyoruz. Biz şimdiye kadar İmparator Mobilya olarak koyduğumuz hedefl ere hedefl ediğimiz süreden önce ulaştık. Bu hedefi n de ulaşılabilir olduğunu çok net görüyoruz. Peki, ülke sayısını önümüzdeki yıl itibariyle arttırmayı düşünüyor musunuz? Bizim yaptığımız ürünler el işçiliği sonucu ortaya çıkar. Fabrikasyon üretim olmadığı için ortaya fazla ürün çıkartmak pek mümkün değil. Ürün ne kadar kaliteliyse yapımı o kadar zaman ister. Her ne kadar güzel bir sistemimiz olsa da nihai ürünü elde etme süremiz oldukça uzun olabiliyor. Bu sebeple fazlaca yayılamıyoruz. Kaliteyi tercih eden yerlere odaklanarak büyümeye çalışıyoruz. Üretim tamamen sizin bünyenizde mi gerçekleşiyor? Biz imalatımızı bize bağlı atölyelere yaptırıyoruz. Çalıştığımız her bir atölyede birbirinden değerli sanatkâr ustalarımız çalışıyorlar ve el emeği göz nuru mobilyaların altına imzalarını atıyorlar. Bizler ise tasarım ekibimizin sunduğu modelleri kendileriyle paylaşıyoruz. Ama çok net bir şekilde söyleyebilirim ki Türkiye’nin en iyi sanatkârlarının yüzde doksanı bize çalışıyorlar. “YENİ KOLEKSİYONUMUZDA AHŞAP OYMALARIN ÖN PLANDA OLDUĞU GÖSTERİŞLİ TASARIMLAR VAR” Tasarımlarınızda daha çok beyaz lake cilaların altın varaklarla süslendiğini görüyoruz. Biraz koleksiyonlarınızdan bahsedebilir misiniz? Yeni koleksiyonumuz ahşap oymaların ön planda olduğu gösterişli tasarımlardan oluşuyor. Beyaz lake renkleri ağırlıkta işledik. Gümüş, ceviz kabuğu ve sedefl i cilalar ise koleksiyonun diğer baskın renkleri. oltuklarımız oldukça gösterişli ve desenleri ve renkleri itibariyle çarpıcı bir görünüme sahipler. Başarılı bir işadamı olarak iş hayatındaki kurallarınız ve başarınızın sırları nelerdir? İşimizi iyi takip ediyorum. İşime zaman ayırıyorum ve her şeyden öte işimi çok seviyorum. Bir genç kızla bir genç erkeğin birbirine âşık olduğu gibi işime aşığım. Ben işimi her ay 3-5 kere rüyamda görürüm. Dolayısıyla benim sırrım bu. “TÜRK MOBİLYA SEKTÖRÜNDE SON 10-15 YILDIR ÇOK BÜYÜK BİR İVME YAKALANDI” Türk mobilya sektörünün gelişimini nasıl buluyorsunuz? Türk mobilya sektöründe son 10-15 yıldır çok büyük bir ivme yakalandı. Üyesi olduğumuz MOBSAD’daki arkadaşlarımızın da çok büyük katkıları var. Çok güzel ve çok kaliteli ürünler üretiyorlar. Ve şunu çok net söyleyebilirim ki dünya mobilya piyasaları bugün geldiğimiz noktada Türk mobilya piyasasından çekiniyorlar. Bu değerlendirmeyi yurtdışındaki gözlemleriniz neticesinde mi yapıyorsunuz? Tabii birebir yaşıyor ve gözlemliyoruz. Doğal malzemeden, el emeği ustalıkla yapılmış mobilyalar alanında biz Türkler gerçekten çok iyi bir konumdayız. Ama bizler ürünlerimizi dünya piyasalarına, dünya fuarlarına çıkarmakta zorluk çekiyoruz. Eğer biz MOBSAD’daki arkadaşlarla beraber ürünlerimizi Milano, Valencia, Çin fuarlarına taşıyabilsek inanın bizimle kimse yarışamaz, Türk mobilyasıyla kimse yarışamaz. Belki söylediklerim size çok iddialı gelebilir ama inanın ki çok doğru. Bizim şu anki tek problemimiz ürünlerimizi dünya arenasında sergileyemememiz. Bu konuda bir altyapımız yok ve şimdiye kadar markalaşma adına yatırım yapmamışız. Bu konuda devlet teşvikine ciddi anlamda ihtiyacımız var. Mutlaka devletin bir teşviki vardır ama kabuğu üzerimizden atmaya yeterli değildir. Biz Dubai’de fuarlara katıldık ama yine de merkezlerde fuarlara katılabilsek bizim için daha iyi olacak. Ama gün gelecek o da olacak ve Türk mobilyasını daha da ilerilere götürebileceğiz. Eğer ki İtalya bu konuda en iyi ülkeyse bizim ürünlerimiz rahatlıkla İtalya’nın ürünleriyle kıyaslanabilir. Hele ki biz o merkezi fuarlara katılarak eminim ki İtalya’yı da geçeceğiz. Ama şöyle de bir durum var ki bu merkezi fuarlarda zaten önemli noktalar yıllardır belli fi rmaların tekelinde. Birkaç zayıf hol var o hollere girdiğinizde de kendinizi ifade edemiyorsunuz. Ama dediğim gibi zamanla biz bunu da kıracağız ve o iyi hollere de girip Türk mobilyasını dünyaya daha iyi bir şekilde tanıtacağız. Şunu da belirtmekte fayda var. Şu an üyesi olduğumuz MOBSAD, Türk mobilyasına çalışmalarıyla değer katıyor. Bu oluşumun içinde bulunduğumuz için mutluyuz. “Yeni koleksiyonumuz ahşap oymaların ön planda olduğu gösterişli tasarımlardan oluşuyor. Beyaz lake renkleri ağırlıkta işledik. Koltuklarımız oldukça gösterişli, desenleri ve renkleri itibariyle çarpıcı bir görünüme sahipler.” İSMOB 2014 Fuarı’ndan beklentiniz nedir? En yeni koleksiyonlarımızı fuarda ilk kez görücüye çıkaracağız. Kalitemizi bir kez daha sektörle buluşturacağız. Geçen yıllarda fuarda çok güzel tepkilerle karşılaşmıştık, bu yıl da öyle olacağına inanıyorum. Çünkü fuara ciddi bir şekilde hazırlandık. “Türk mobilya sektöründe son 10-15 yıldır çok büyük bir ivme yakalandı. Üyesi olduğumuz MOBSAD’daki arkadaşlarımızın da çok büyük katkıları var. Dünya mobilya piyasaları bugün geldiğimiz noktada Türk mobilya piyasasından çekiniyorlar.”
Mobilya imalatı, iş güvenliğinin en önemli olduğu sektörlerden biri. Kesici aletlerin ve tehlikeli olabilen makinelerin kullanıldığı sektörde, çalışanların sağlığını korumak ve kaza risklerini engellemek için birçok uygulamaya dikkat etmek gerekir. Mobilyacılık sektöründe ahşaba şekil verilirken, tehlikeli olabilen alet ve makinalar kullanılır. Neredeyse tamamı kesici, düzeltici, inceltici ve koparıcı dişlilerle; testereler ve bıçaklarla çalışır. İnsan yardımıyla yani elle çalışan alet ve makineler, kaza tehlikelerini de beraberinde ve mobilya imalatında kazalar, hastalıklar ve tehlikelerAhşap ve mobilyacılık sektöründe en çok karşılaşılan sağlık sorunları, iş kazalarıdır. Bu kazalar genellikle genç ve deneyimsiz işçiler arasında daha sık görülür. Ayrıca sektör için belirli bir meslek eğitimi olmadığı için ancak iş başında öğrenildiğinden kaza riski de yüksektir. Önemsiz sıyrık ve kesikler nedeniyle önemli enfeksiyon hastalıkları da yaşanabilir. Bu riskler dışında keskin makineler nedeniyle parmak kopması, makine kullanımından kaynaklı duruş bozuklukları ve kas-iskelet sistemi sorunları görülebilir. Sektör çalışanlarında; alerji, solunum ve akciğer hastalıkları görülebilir. Bu sektörde çalışan kişiler tahta kesilirken, şekillendirilirken, baskılanırken, zımparalanırken ve cilalanırken tahta tozuna maruz kalır. Bu tozların büyüklüğü ve tozlara maruz kalma süresine göre gözlerde kızarma, alerji, cilt gözeneklerinin kapanması sonucu kontakt dermatit gibi sağlık sorunları görülebilir. Mobilya sektöründeki tahta işlemlerinde yapıştırıcı, çözücü, cila, böcek koruyucu, mantar koruyucu, su ve nem koruyucu, boya, pigment, vernik gibi kimyasallar kullanılır. Genellikle uçucu olan bu kimyasallar, işleme, ısıtma ve yakma işlemlerinde açığa çıkabilir; solunması ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. Toluen, metanol, metil etil keton, n-butil alkol ve diklorometan; insan sağlığı için tehlikelidir. Ayrıca tahtalar biyolojik bulaşıcıları taşıyor olabilir. Ağaç kabuğunda yetişen küf ve mantarlar, alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Akçaağaç, kızılağaç ve mantar cork ağacının kabuklarında bulunan mantar sporlarını solumak ise akciğer hastalıklarına suberosis, sequosis neden olabilir. Genellikle gelişmiş veya az gelişmiş ülkelerde mobilyacılık sektöründe faaliyet gösteren firmalar, küçük ölçeklidir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki mobilya firmalarının yüzden 86’sında 50’den az işçi çalışır. İşçiler için sağlık ve güvenlik önlemleriMobilya ve ahşap işleme sektöründe görülen kazalar ve meslek hastalıklarını önlemek için makinalarda ve çalışma ortamında önlem almak; bu tehlikelerle karşılaşıldığında sakatlanma ve yaralanma riskini aza indirmek için uygun kişisel koruyucu donanımları kullanmak çok işçiler, kullandıkları makinalar ve çalışma ortamındaki riskler konusunda eğitilmeli; risk analiz yöntemleri kullanılarak görülen ve görülmesi muhtemel kazaların nasıl ortadan kaldırılabileceği incelenmelidir. Eğer var olan tehlikeler ortadan kaldırılamıyorsa o zaman bu tehlikelerle karşılaşma riski azaltılmalıdır. Kimyasal solunması kaynaklı rahatsızlıkları engellemek için solunum koruyucu maskeler ve eğer gerekiyorsa solunum cihazları kullanılmalıdır. Tahta tozu nedeniyle, bulunulan ortamda iyi bir havalandırma olmalıdır. Havalandırma yoksa veya yeterli olmazsa; toz kaynaklı hastalıklar görülmeye devam tahtalar kesilirken etrafa sıçrayan kıymık ve ince parçacıkların göze gelmesi halinde, körlüğe kadar giden önemli yaralanmalar söz konusu olabilir. İşçi ve tehlikeli madde arasına koyulabilecek engeller, riskleri azaltabilir. Gözlük gibi göz koruyucu donanımlar kullanmak önem bu saydığımız önlemlerin alınması halinde, mobilya sektöründeki iş kazalarının önüne geçilebilir ve iş sürekliliği
Bilinenin aksine moda sektörü sadece giyim, kuşamımızı değil aslına bütün bir yaşantımızı etkiliyor. Yıllar önce okuduğumuz kitabın filmi çıktıktan sonra popüler olması, bir zamanlar büyüklerimizin evde güllü perdeleri kullanması, vitrinlere dantel asılması, önceleri mızıkayla müzik yapılırken şimdilerde gitar, piyano gibi enstrümanların kullanılması, vatka kollu kıyafetlerin giyilmesi modanın birer parçalarıdır. Zamanla ihtiyaçlarımız doğrultusunda ne giyeceğimizin, evimizde ne kullanacağımızın değişmesi yeniliğe, zamana şimdiki kullanımımızla “moda” ya ayak uydurduğumuza verilebilecek en güzel belli dönemlerde modanın kalbi Paris’te toplanan dünyanın dört bir yanından gelen modacıların, firmaların, renk birliği kuruluşunun, sanat eleştirmenlerinin, endüstri mühendislerinin, tasarımcıların, pazarlamacıların fikir alışverişinde bulunarak bir trend oluşturmalarıyla meydana geliyor. O sene hangi rengin, hangi kumaşın moda olacağına karar verip uluslararası bir trend oluşturulup, hızlı değişen bir süreçten geçiyorlar. Yoğun çalışmalar sonucunda her 6 ayda bir ana koleksiyonlar ara zamanlarda da ara koleksiyonlar hazırlıyorlar. Aslında evimizde hangi mobilyaları kullanacağımız, neleri giyeceğimiz 2 sene öncesinden belirlenmiş yaşamını bu kadar etkileyen, yönlendiren moda kavramı aslında birçok insana iş olanağı sağlıyor. Her geçen gün insanların yeni fikirlerle piyasaya çıktığınız görüyoruz. Geçen senenin modası olan keçeden yapılan ürünler, el yapımı ve kişiye özel tasarımlarıyla insanları cezp etti. Bunu olumlu yönde kullanıp, cesaret gösteren girişimciler risk alarak, iş kurarak bu sektöre adım bir moda girişimcisi olmak istiyorsanız size yardımcı olacak adımları takip etmek büyük oranda fayda OlunYeteneklerinizin farkına varın kendinize güvenin. Yaratıcı olun, çevrenizde olup bitenleri gözlemleyin bunları yorumlayın. Önünüze birçok fırsat çıkabilir bunları değerlendirmeyi ve doğru yorumlamayı bilin. Kendinizi yapacağınız iş konusunda sürekli geliştirin, size yardım edecek kişileri geri çevirmeyin. Farklı bir bakışı açısının size olumlu yönde katkısı olacaktır. Kuracağınız işin sonuçlarını iyi değerlendirin, risk almaya hazırlıklı olun ve öngörüde bulunun. Cesaretinizi BelirleyinModa çok geniş bir alanı kapsar bu nedenle hangi alanda ilerlemek istediğinize karar verin. Giyim üzerine mi çalışacaksınız, aksesuar tasarımı mı yapacaksınız, tasarımcı mı olmak istiyorsunuz yoksa üretimde katılım mı sağlamak istiyorsunuz bunu belirleyin. Jean Charles de Castelbajac hem kıyafet hem mobilya tasarımları, Jimmy Choo el yapımı ayakkabıları, Christian Louboutin kırmızı tabanlı ayakkabıyı, Diane von Fürstenberg wrap dress ile moda dünyasında adını duyurmuşlardır. Moda dünyasında adını duyurmuş bu insanların bir hedefleri vardı ve bu yüzden istedikleri başarıyı OluşturunBunun için izlenebilecek yollardan birini tercih edebilirsiniz. Ya sizin özelliklerinizi yansıtan, sizin değerlerinizin sahip olduğu bir marka yaratırsınız ya da herkesin tercih edebileceği evrensele hitap eden bir marka tasarlarsınız. Elit bir zümreye mi hitap edeceksiniz yoksa sokaktaki her insanın sahip olacağı ürünler mi yaratacaksınız. Kimilerine göre moda sokağa hitap etmediği sürece dikkat çekmez, kimilerine göre de herkes aynı şeyi giyerse o farklı olmaktan çıkar. Bunlardan birini de tercih edebilirsiniz her ikisini de iç içe olduğunu düşünüp bu yolda bir adım GösterinEğer bir adım atmaya karar verdiyseniz; bu sektörde çok fazla firma, tasarımcı, bu işe kendini adamış kişiler olduğunu göreceksiniz. Bu durum gözünüzü korkutmasın. Önemli olan nicelik değil niteliktir. Üreteceğiniz ürünle sizi kendine yakın hisseden, farkınızdan dolayı sizi tercih eden insanlar olacaktır. İnsanların diğer insanlardan farklı olma ihtiyacı vardır bu nedenle buna cevap verebilmeniz çok önemlidir. Coco chanel zamanın koşullarına rağmen kadınsılığı ön plana çıkarmış farkını ortaya Açık Olunİnsanların ihtiyaçları ve istekleri sürekli değişim içindedir. Bir gün beğenilen diğer gün beğenilmeyebilir. Bu istekleri karşılayabilmek için yeniliğe, değişime açık olmak gerekir. Düşünülmeyeni yaratmak, düşünülen şey üzerinde oynamaktan çok daha etkilidir. Daha önce var olmayan bir şeyi piyasaya sürmek birçok kişinin ilgisini EtmeyinHer işin olduğu gibi bu sektörün de zorlukları var. İşler her zaman yolunda gitmeyebilir. Bir zorlukla karşılaştığınızda durmadan yolunuza devam edin. Çünkü önünüze çıkan her engelin size olumlu katkıları olacaktır. Yaşanan en ufak bir başarısızlık sarsıntısı bile başarılı olma yolundaki zorlukları tanımanızı sağlayacaktır. Yavaş ilerleyen, emek gerektiren zorlu bir süreçten geçebilirsiniz. Kendinize zaman tanıyın acele etmeyin. Sabırlı olun ve yaptığınız şeyin doğru olduğuna inanın.
Sektörden Haberler 1908Okuma Süresi 0124 dakikaColdwell Banker Türkiye, "Gayrimenkul Sektöründe Nasıl Zengin Olunur?" konulu seminerinin ilkini gerçekleştirdi Coldwell Banker, "Gayrimenkulden Nasıl Zengin Olunur?" konulu seminerlerinin ilkini 22 Temmuz'da İstanbul'da gerçekleştirdi. Gayrimenkul sektörüne adım atmak isteyen girişimciler için; gayrimenkul danışmanlığı pozisyonunda yüksek bir kazanç ve dünya çapında başarılı bir kariyerin ipuçlarının anlatıldığı seminerler her ay düzenli olarak gerçekleştirilecek. Seminerin ilkinde, Coldwell Banker Türkiye Genel Müdürü Gökhan Işık, sektörde başarılı ve zengin olmak isteyen adaylara gayrimenkul sektörünün yapısını ve sektörün büyüklüğünü rakamlarıyla açıkladı. Işık," Türkiye ve dünyada gayrimenkul sektörü son yıllarda büyük değer kazandı. 2009 yılında gayrimenkul satış adeti son 4 yılın ortalamasına göre yüzde 23,8 oranında arttı. İşlem hacmi ise yüzde 7,5 arttı. 2009 yılında konut sahipliğinde büyüme oranı yüzde kiralama oranında ise yüzde oranında gözlendi." dedi. Işık ayrıca; Türkiye İstatistik Kurumun verilerine göre 2009 yılında Türkiye'de bir önceki yıla oranla konut satışlarında oranın yüzde 24,5 oranında artış göstererek olduğunu iletti. Türkiye'de 10 yıl içinde konut satışlarında büyük yol kat edildiğini vurgulayan Işık, 1999 yılında bu rakam iken, 2009 yılında gayrimenkul alım satımlarının üzerine çıktığını söyledi. Ayrıca, Türkiye'de günde ortalama konut satışının olduğunu söyleyen Işık, İstanbul'da günde 359, Ankara'da 277, İzmir'de konutun satıldığının altını çizdi. Sahibinden satılık ilanların oranının yüzde 60-65 oranlarında olduğunu söyleyen Işık, Bu rakamın 10 yıl önce yüzde 75 oranında olduğunu belirtti. Konut edinmede gençlerin önemli bir yeri olduğunu da söyleyen Işık "Konut edinme yaşı son yıllarda 45'den 35'e indi. 35-30 yaşında konut edinme oranı ise yüzde 8'den yüzde 14'e yükseldi. Türkiye'de yaklaşık konut sayısı 15,5 milyon, bu rakam 2010-2015 yılları arasında hane halkı artışı, yineleme ve kentsel dönüşüm kaynaklı konut ihtiyacı 3,4 milyon olacak." dedi. Ayrıca Işık, gayrimenkul danışman adaylarına gayrimenkul sektöründe Franchise sisteminin ayrıcalıkları ve 100 yılı aşkın bir süredir gayrimenkul danışmanlığı yapan Coldwell Banker sistemi hakkında bilgi verdiEtiketler
mobilya sektöründe nasıl başarılı olunur