GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) KULLANILAN İLAÇLAR VE VİTAMİNLER Gebelik sırasında anne adayının hiçbir şikayeti olmasa bile rutin olarak kullanması gereken bazı ilaçlar ve vitaminler vardır. Ayrıca gebelik sırasında meydana gelen şikayetler ve bazı hastalıklar karşısında gerektiğinde kullanılan bazı ilaçlar vardır. Gebeliktehemoroid için hangi ilaçlar kullanılır ? basur; 1 sene önce; Yorum Yok; 121 Bazı kadınlarda hamilelik döneminde hemoroid sorunu ortaya çıkabilmektedir. Gebelikte hemoroid için hangi ilaçlar kullanılır, hangi ilaçların kullanımı sakıncalıdır, basurun gebeliğe Gebelikte vitamin ve gıda takviyeleri kullanılabilir mi? Anne ve bebeklerin sağlığı için hamilelikte kullanılması gereken vitaminler nelerdir? Gebelikte vitamin Gebeliktekullanılan ilaçlara dikkat Kurşun Kalem. Cuma, Ekim 15, 2010 hamilelik, Kadın Sağl Trend Duygusal dayanıklılık nasıl oluşturulur? 2022 Yazına Damga Vuracak Sweatshirt ve Tişört Modelleri; Daha akıllı ve mutlu çocuklar yetiştirmek için ipuçları AnaSayfa / Kadın Sağlığı / Gebelikte kullanılan ilaçlara dikkat. Gebelikte kullanılan ilaçlara dikkat VEKA MEDYA. Cumartesi, Ocak 13, 2018. Hem anne adayı tIGa3. Hamile kalmak için ilaç kullanımı uzun yıllardır tartışmalı bir konu olmuştur. Bazı insanlar güvenli olmadığına ve hamilelik sırasında komplikasyonlara neden olabileceğine inanırken, diğerleri doğal olarak hamile kalamayanlar için uygun bir seçenek olduğuna kalmanın birçok yolu vardır, ancak en yaygın yol tüp bebek tedavisidir. Bu süreç, yumurtlamayı uyarmak ve hamile kalma şansını artırmak için ilaç almayı olarak, hamile kalmak için ilaç kullanımı uzun yıllardır tartışmalı bir konu olmuştur. Bazı insanlar güvenli olmadığına inanırken, diğerleri bunun doğal olduğuna inanıyor. Bu makale, bu ilaçların ne kadar güvenli olduğuna dair yapılan farklı çalışmaları gözden kalmak için ilaç kullanımıHamile kalmak için kullanılan ilaç isimleriKlomen Klomifen sitratKlomen nedir?GonadotropinMetforminLetrozolBromokriptinDoğurganlık ilaçlarının riskleriÇoğul gebelikYumurtalık hiperstimülasyon sendromu OHSSBenzer yazılarHamile kalmak için ilaç kullanımıBirçok kadın hamile kalmaya çalışmak için ilaç ve bitkisel çaylar kullanır. Bunun nedeni, birçok ilacın vücudun hamile kalma şansını artırabilecek daha fazla hormon salmasına yardımcı kadın tarafında çok fazla çalışma gerektiren karmaşık bir süreçtir. Bazı kadınların herhangi bir ilaç kullanmadan hamile kalması zor olabilir, ancak bazı kadınların gebe kalabilmesi için bu ilaçlardan yardım alması kalmak için ilaçHamile kalmaya yardımcı olmak için kullanılan birkaç farklı ilaç türü vardır, ancak hepsinin ortak bir noktası vardır – hepsi hamileliğe yol açabilecek hormonlarda artışa neden kalmak için ilaçlar yumurtlamayı düzenler veya uyarır. Hamile kalmak için kullanılan ilaçlar yumurtlama bozuklukları nedeniyle infertil olan kadınlar için ana kalmak için ilaçlar genellikle yumurtlamayı tetiklemek için doğal folikül uyarıcı hormon FSH ve luteinize edici hormon LH gibi çalışır. Ayrıca daha iyi bir yumurta veya ekstra yumurta veya yumurta çatlatmak için yumurtlayan kadınlarda da kalmak için kullanılan ilaç isimleriHamile kalmayı kolaylaştıran ilaçlar isimleri ile açıklamalı olarak aşağıda açıklanacaktır. Hamile kalmak için ilaç almak için mutlaka doktor kontrolünde olmanız gerektiğini unutmayın. Maalesef günümüzde tüm kadınlar için kesin sonuç veren hamile kalma ilacı yoktur. Aşağıda açıklanan ilaçlar hamile kalmayı kolaylaştıran ilaçlar olarak Klomifen sitratKlomen ile hamile kalanlar olduğu ve klomen ile hamile kalanların birçoğunun ikiz bebek sahibi olduğu bilinen bir gerçek. Şimdi size gebelik için ilaç olan Klomen hakkında daha fazla bilgi vermeye nedir?Klomen etkili bir doğurganlık ilacıdır. Hipofiz bezinin yumurtlamayı uyarmak için gerekli hormonları salmasına neden folikül uyarıcı hormon FSH ve luteinize edici hormon LH yeterli düzeyde olmayan ve hamile kalmakta zorlanan kadınlarda oldukça faydaları sadece bunlarla da kalmaz. Klomen, yumurtlamayı önleyen belirli tıbbi sorunları olan polikistik over sendromu gibi kadınlarda yumurtlamayı sağlamak için ilaç burada listelenmemiş amaçlar için de kullanılabilir. Klomen ile ikiz gebelik olasılığının yüksek olduğunu aklından hipofiz bezini daha fazla hormon salması için uyarmak yerine, yumurtalığı doğrudan çoklu yumurta üretmeye teşvik eder. Gonadotropin ilaçları arasında menopozal gonadotropin veya hMG Menopur ve FSH Gonal-F, Follistim AQ, Bravelle bulunur. Başka bir gonadotropin, koryonik gonadotropin Ovidrel, Pregnyl, yumurtaları olgunlaştırmak ve yumurtlama sırasında salınımlarını tetiklemek için kullanan kadınlarda ikiz bebek olma olasılığı çok fazladır. Gonadotropin kullanımı ile çoğul gebelik oranı çok yüksek olduğundan, erken doğum yapma riskinin daha yüksek olduğuna dair endişeler vardır. Bu yüzden, hamile kalmak için ilaç kullanımınız her zaman doktor kontrolünde genellikle PCOS tanısı olan kadınlarda infertilitenin bilinen veya şüphelenilen bir nedeni olduğunda kullanılır. Metformin, yumurta miktarını artırarak hamile kalmanıza yardımcı genellikle PKOS tanılı kadınlarda bilinen veya şüphelenilen bir kısırlık nedeni olduğunda kullanılır. Metformin yumurta miktarını artırarak hamile kalmanıza yardımcı olur. Herkes için işe yaramaz, ancak hamile kalmakta zorluk çekiyorsanız denemeye Femara, aromataz inhibitörleri olarak bilinen bir ilaç sınıfındadır. Femara Klomifene benzer şekilde çalışır. Femara yumurtlamayı uyararak gebe kalmanıza yardımcı olabilir. Bununla birlikte, bu ilacın hızlı şekilde hamile kalmak için etkisi henüz bilinmemektedir. Femara hamile kalmak için ilaç olarak diğerleri kadar sık ​​ yan etkileri daha fazla olduğu için genellikle diğer seçenekler kadar sık kullanılmayan bir ilaçtır. Bulantı, kusma, baş dönmesi ve göğüs ağrısına neden olabilir. Hamileliğiniz için Femara kullanmayı düşünüyorsanız, bilinçli bir karar verebilmeniz için ilacın potansiyel riskleri ve yararları hakkında doktorunuzla dopamin agonisti olan bromokriptin Sikloset, yumurtlama sorunlarına hipofiz bezi tarafından aşırı prolaktin hiperprolaktinemi üretiminden kaynaklandığında dopamin agonisti olan bromokriptin, kadınlarda yumurtlama sorunlarını tedavi etmek için kullanılır. Beyindeki dopamin reseptörlerini bloke ederek çalışır. Bir kadının vücudunda çok fazla prolaktin olduğunda mide bulantısı, kusma ve baş ağrısı gibi bir takım semptomlar olabilir. Bromokriptin ayrıca nöroleptiklerle ilişkili geç diskinezi semptomlarını azaltmak için ilaçlarının riskleriHamile kalmak için ilaç kullanımıDoğurganlık ilaçları, hamile kalma şansını artırmak için kullanılan bir ilaç bu ilaçların zararlı yan etkileri olabilir. Önlemler alabilmeniz ve sağlığınız için güvenli olduklarından emin olabilmeniz için bunları almadan önce potansiyel risklerin farkında olmanız ilaçları ile ilişkili riskler şunları içerir– Yumurtalık hiperstimülasyon sendromu OHSS– Yumurtalık yırtılması– Yumurtalık torsiyonu– Yumurtalık kanseriDoğurganlık ilaçlarının kullanılması aşağıdakiler gibi bazı riskler taşırÇoğul gebelikOral ilaçları kullanan kadınlar çoğunlukla ikiz bebeğe hamile kalır. Hamile kalmak için kullanılan ilaçların kullanılmasıyla ikiz bebek olma şansı yüzde 10 dur. Enjekte edilebilir hamile kalma ilaçlarıyla ikiz bebek şansınız yüzde 30’a kadar çıkıyor. Enjekte edilebilir doğurganlık ilaçları ayrıca üçüz veya daha fazla bebeğe hamile kalma risk olarak, ne kadar çok fetüs taşıyorsanız, erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve gelişim problemleri riski artar. Hamile kalma ilaçlarının dozunun ayarlanması çoğul gebelik riskini hiperstimülasyon sendromu OHSSYumurtlamayı teşvik etmek için doğurganlık ilaçları enjekte edilmesi, şişmiş ve ağrılı yumurtalıklara neden olan OHSS’ye neden olabilir. Belirti ve semptomları genellikle tedavi edilmez ve hafif karın ağrısı, şişkinlik, bulantı, kusma ve hamile kalmayı kolaylaştıran ilaç isimleri başlıklı yazımızı da mutlaka okumanızı tavsiye birlikte hamile kalırsanız belirtileriniz birkaç hafta sürebilir. Nadiren, hızlı kilo alımı ve nefes darlığına neden olabilecek daha şiddetli bir OHSS geliştirmek mümkündür. Tip-2 diyabette vücutta insülin üretimi mevcuttur. Ancak yapılan üretim ya yeterli değildir ya da üretilen insülinin gerektiği şekilde kullanılamaz. Bunun sonucunda vücut için gerekli olan glikoz kullanılamaz. Tip 2 diyabetli bazı kişilerin, hedef kan şekeri seviyelerine doktor gözetiminde diyet ve egzersizle ulaşabildiği de görülmüştür Ancak birçoğunun oral diyabetik ilaçları olmakla birlikte insülin dahi kullandığı tedaviler mevcuttur. Hangi ilaçların tedavide olacağına dair karar, kan şekeri seviyeniz ve sahip olduğunuz diğer sağlık sorunları gibi birçok faktöre bağlıdır. Doktorun kan şekerinizi birkaç farklı şekilde kontrol edilmesini sağlamak için farklı sınıflardaki ilaçları birleştirerek hastayı tedavi ettiği durumlar dahi karşılaşılabilir. Kullanılan bu ilaçlar arasından en yaygın kullanılan oral diyabetik ilaçlar şunlardır Alfa-Glukosidaz Enzim İnhibitörleri Bu grup ilaçların insülin salınımını ve insülin etkisi üzerinde direkt etkileri yoktur. Daha çok lokal etkileri ile glukoz emilimini yavaşlatarak indirekt yoldan hipergliseminin önlenmesine yardımcı olurlar. Sağlıklı bir kişide yemekten sonra kan glukozundaki yükselme 30-50 mg/dL kadardır. Hâlbuki DM’lilerde artış çok daha fazladır. Bu artış sindirim sisteminden emilen glukoz ve karaciğer ile çevre dokular tarafından tutulan glukozun arasındaki farktan kaynaklanır. Bu dengeyi düzenleyen mekanizmalar, sindirim sistemi boyunca gıdaların ilerleme hızı, sindirim sistemi enzimlerinin miktarı ve kinetikleri, salgılanan insülin miktarı ve hızı, karaciğer ve çevre dokuların insüline olan cevabıdır. DM’li hastanın tedavisinde esas amaç yemek sonrası hiperglisemiyi önlemek, dislipidemiyi düzeltmektir. Eğer bu durum diyet ile sağlanamazsa hiperglisemeyi engellemek için karbonhidrat emilimini yavaşlatabilen bir ajan tedaviye eklenebilmektedir. Bu nedenle sindirim sistemindeki enzimlerin aktivitesini geçici olarak inhibe edebilen ilaçların tokluk kan şekeri yükselmeleri üzerinde etkili olması gerekir. Bu ilaçlar vücudunuzun nişastalı yiyecekleri ve sofra şekerini parçalamasına yardımcı olur. Böylece parçalanan şekerler bağırsaktan emilerek kana geçer. Bu etki kandaki şekeri seviyesini düşürür. En iyi sonuç için, bu ilaçları yemekten önce almak gerekir. Bu ilaçlarda bulunurlar Akarbose PrecoseMiglitol Glyset Biguanidler Metformin Metformin genellikle tip 2 diyabet için reçete edilen ilk ilaçtır. Çalışma prensibi vücudun insülini daha etkili bir şekilde kullanması için vücut dokularının insüline duyarlılığını arttırarak çalışmasıdır. Metformin ayrıca karaciğerdeki glikoz üretimini düşürür. Bağırsakların glikoz emilimini azaltır. Metformin kan şekerini kendiliğinden azaltamayabilir. Doktorunuz ayrıca kilo vermek ve daha aktif olmak gibi yaşam tarzı değişikliklerini de tavsiye edecektir. Mide bulantısı ve ishal metforminin olası yan etkileridir. Bu yan etkiler genellikle vücut ilaca alıştıkça kaybolur. Metformin ve yaşam tarzı değişiklikleri kan şekeri seviyesini kontrol etmek için yeterli değilse, doktorun uygun görmesi halinde tedaviye diğer oral veya enjekte edilen ilaçlar insülin eklenebilir. En yaygın biguanid türü metformindir Glucophage, Metformin Hydrochloride ER, Glumetza, Riomet, Fortamet. Metforminin insülin salınımı üzerinde etkisi yoktur. C-peptid düzeylerinde hafif bir artma sağlayabilir. Bu ilaçlarda bulunurlar metformin-alogliptin Kazanometformin-kanagliflozin Invokametmetformin-dapagliflozin Xigduo XRmetformin-empagliflozin Synjardymetformin-glipizidmetformin-gliburit Glucovancemetformin-linagliptin Jentaduetometformin-pioglitazon Actoplusmetformin-repaglinid PrandiMetmetformin-rosiglitazon Avandametmetformin-saksagliptin Kombiglyze XRmetformin-sitagliptin Janumet DPP-4 İnhibitörleri DPP-4 inhibitörleri vücudun insülin üretmesine yardımcı olarak kan şekerinin düşmesini sağlarlar. Hipoglisemiye düşük kan şekeri sebep olmadan kan şekerini düşürücü etkileri vardır. Kilo almaya yol açmazlar. Bu ilaçlar ayrıca pankreasın daha fazla insülin üretmesine yardımcı olabilir. Bu ilaçlarda bulunurlar alogliptin Nesinaalogliptin-metformin Kazanoalogliptin-pioglitazone Osenilinagliptin Tradjentalinagliptin-empagliflozin Glyxambilinagliptin-metformin Jentaduetosaksagliptin Onglyzasaksagliptin-metformin Kombiglyze XRsitagliptin Januviasitagliptin-metformin Janumet ve Janumet XRsitagliptin ve simvastatin Juvisync Glukagon Benzeri Peptitler incretin mimetikleri Bu ilaçlar incretin denilen doğal hormona benzer. Vücuttaki B hücrelerinin çoğalmasını ve vücudun insülin kullanılabilirliğini artırırlar. Kişinin iştahını ve vücudun glukagon kullanımını azaltırlar. Ayrıca midenin boşalmasını da yavaşlatırlar. Bu eylemler diyabetli kişiler için önemli gelişmelerdir. Bu ilaçlarda bulunurlar albiglutide Tanzeumdulaglutide Trulicityexenatide Byettaexenatide uzatılmış salınım Bydureonliraglutide Victozasemaglutide Ozempic Meglitinidler Bu ilaçlar vücudun insülini serbest bırakmasına yardımcı olur. Pankreastaki insülin üreten beta hücrelere yardımcı olurlar. Bu bağlamda çalışma prensipleri sülfonilüreler gibidir. Ancak sülfonilürelerden daha hızlı etki ederler ve etki süreleri daha kısadır. Düşük kan şekerine yol açma riskine ve kilo alımına bu ilaç sınıfı da yol açabilir. Bu ilaçlarda bulunurlar Nateglinide Starlixrepaglinide Prandinrepaglinid-metformin Prandimet Sodyum Glikoz Taşıyıcısı SGLT 2 İnhibitörleri Bu ilaçların çalışma prensibi glikozun böbreklere tutunmasını engellemektir. Bu sayede vücut fazla glikozdan idrar yoluyla glikozdan kurtulur. Yan etkiler arasında maya enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları, genital bölgede enfeksiyon, fazla idrara çıkma ve düşük tansiyon sayılabilir. Bu ilaçlarda bulunurlar dapagliflozin Farxigadapagliflozin-metformin Xigduo XRcanagliflozin Invokanacanagliflozin-metformin Invokametempagliflozin Jardianceempagliflozin-linagliptin Glyxambiempagliflozin-metformin Synjardyertugliflozin Steglatro Sulfonilüreler Bugün hala kullanımda olan en eski diyabet ilaçları arasındadır. Sülfonilürelerin primer etkisi beta hücreden insülin salımının uyarılmasıdır. İnsülin salımını arttırılar. Dolayısıyla etkili olabilmeleri için fonksiyon yapabilen pankreasa gereksinim vardır. Alınımlarını takiben vena portada ve daha sonra periferik sistemde plazma insülin ve C-peptid seviyeleri hızla yükselir. Glukoz ve aminoasitlerin insülini uyarma etkilerini düzenlerler. Tokluk durumunda glukozunu düşürürken, karaciğerden glukoz yapımını azaltır ve açlık glukoz düzeyini düşürür. Sülfonilürelerle tedavi süresince beta hücre fonksiyonu düzelir ve insülin direnci azalır. Bu durum ise hipergliseminin düzelmesi ve pankreas üzerindeki glukotoksik etkinin ortadan kalkmasına bağlıdır. Genellikle yemekten 30 dakika önce alınmaları önerilir. Yemek öncesi alınım ilaca yeni başlayan hastalar için önemlidir. Erken alınan ilaç yeterince emilerek insülinin akut salınımını sağlar ve tokluk kan şekerinin fazla olmaması sağlanır. Uzun süreli kullanımda ise ilacın yemek öncesi veya yemek sonrası alınımı arasında çok önemli bir fark yoktur. Olası yan etkiler arasında düşük kan şekeri ve kilo alımı bulunur. Bu ilaçlarda bulunurlar glimepiride Amarylglimepirid-pioglitazon Duetactglimepiride-rosiglitazone Avandarylgliklazidglipizid Glucotrolglipizid-metformin Metaglipglyburide DiaBeta, Glynase, Micronasegliburit-metformin Glucovanceklorpropamid Diabinesetolazamid Tolinaztolbutamide Orinase, Tol-Tab Tiazolidinedionlar Çalışma prensibi karaciğerdeki glikozun salımını azaltmaya yöneliktir. Metformin gibi, bu ilaçlar da vücudun dokularını insüline karşı daha duyarlı hale getirir. Bu türdeki ilaçların kalp hastalığı riskini ve kilo almayı arttırdığı bilinmektedir. Bu risklerden dolayı, bu ilaçlar genellikle ilk tedavi seçeneği değildir. Bu ilaçlarda bulunurlar rosiglitazone Avandiarosiglitazon-glimepiride Avandarylrosiglitazon-metformin Amaryl Mpioglitazon Actospioglitazon-alogliptin Osenipioglitazon-glimepiride Duetactpioglitazon-metformin Actoplus Met, Actoplus Met XR Kaynakça * * * * İlgili Kan Sulandırıcı İlaçlar İlaç İsimleri İğne Hap Listesi ZararlarıŞu sorunlarınız varsa doktor size kan sulandırıcı reçete edecektir;Kan Sulandırıcı İlaç İsimleri ListesiZencefilZerdeçalSarımsakTarçınKırmızıbiberE VitaminiBalık YağıBromelayinEn İyi Kan İnceltici GıdalarKan Sulandırıcı İlaçların İğnelerin Yan Etkileri Nelerdir?Kan sulandırıcı yiyecekler, besinler, gıdalar ve bitkiler1. Zencefil2. Zerdeçal3. Sarımsak4. Tarçın5. Kırmızı Toz/Pul Biber6. E VitaminiDiğer Kan Sulandırıcı YiyeceklerKan Sulandırıcı Yiyeceklerle İlgili İlave BilgilerYeni Nesil Kan Sulandırıcı İlaçlarİdeal Kan sulandırıcı nasıl olmalıdır?Yeni kuşak Antikoagülan YOAK nedir?Rivaroxaban Xarelto’nun klasik kan sulandırıcılardan farkı ve avantajları nelerdir?ApiksabanDabigatran Yeni nesil kan sulandırıcılar ile ameliyat planlaması nasıl olmalı?Kan Sulandırıcı Besinler, Yiyecekler ve İçecekler Nelerdir?Kan Sulandırıcı İğneKan Sulandırıcı Besinler Nelerdir?Diğer Kan Sulandırıcı Olan Doğal BesinlerKan Akışının Düzgün Olması İçin Yapılması GerekenlerKan Sulandırıcısı Kullanan Kişilerin Dikkat Etmesi GerekenlerKan Sulandırıcı İlaçların Yan EtkileriKan Sulandırıcı İlaçların Yan Etkileri Hakkında Bilmeniz Gerekenler – APPVICEKan Sulandırıcı Beslenme İçin Diyetisyeninizle ile Bir Tuşla Hemen GörüşünKan Sulandırıcı İnceltici İlaçlar Nasıl Etki Eder?Uzun Süreli Kan Sulandırıcı İlaç Kullanımının Yan EtkileriKan Sulandırıcı İlaçların Diğer İlaçlarla EtkileşimiHangi Durumlarda Doktora Gitmeli? Kan Sulandırıcı İlaçlar İlaç İsimleri İğne Hap Listesi Zararları Kan sulandırıcılar kanın damarlarınızdan ve atardamarlarınızdan akışını kolaylaştıran ilaçlardır. İki tür kan sulandırıcı vardır. Heparin veya varfarin gibi antikoagulanlar vücudunuzun pıhtı oluşturma sürecini yavaşlatır, böylece kan pıhtılaşmadan damarlar arasında rahatça akar. Diğer kan sulandırıcılar ise aspirin gibi antiplatelet ilaçlardır, bunlar pıhtı oluşumunu engelleyip kan sulandırıcı vazifesi görürler. Şu sorunlarınız varsa doktor size kan sulandırıcı reçete edecektir; Bazı kalp ve damar hastalıkları Kalp kapağı replasmanı Ameliyat sonrası pıhtı riski Doğuştan kalp probleminiz varsa Kan Sulandırıcı İlaç İsimleri Listesi Aspirin Coraspin ELIQUIS 5 mg 60 film Pradaxa 110 mg Arixtra Plavix XARELTO 20 mg 28 film kaplı tablet COUMADIN 5 mg 25 tablet Warfarin CLEXANE 4000 kan sulandırıcı iğne Innohep ml kan sulandırıcı iğne Zencefil Zencefil etkili şekilde kanın pıhtılaşmasını azaltmaya, kanı sulandırmaya yardım eden bir bitkidir. Aynı zamanda yeni pıhtı ve felç riskinizi azaltır. Ek olarak, tüm vücudunuzda sağlıklı kan dolaşımı sağlar. Günde 2-3 bardak zencefil çayı için. Çayı hazırlamak için, birkaç taze zencefil kökü dilimini 1 bardak suda kaynatın, demlenmesi için 5 dakika bekleyin. Çayı süzün. Tatlandırmak için bal ve limon suyu da ekleyebilirsiniz. Zerdeçal Zerdeçal doğal iltihap önleyici olma özelliğiyle bilinir ancak doğal kan sulandırıcı olarak da çalışır. Bu durum temel olarak kürkümin içeriğinden kaynaklanır. Kürkimin pıhtı oluşumunu önler. Zerdeçal tozunu çaya, salatalara ve diğer yiyeceklerinize ekleyin. Aynı zamanda uyumadan önce bir bardak zerdeçallı süt de içebilirsiniz. Dikkat Eğer varfarin Coumadin alıyorsanız, zerdeçal kürleri kullanmayın. Sarımsak Sarımsaktaki adenozin, alisin ve parafin gibi sülfür içerikli bileşenler kan sulandırıcı olarak rol oynar. Sarımsak aynı zamanda kan kolesterolünü ve trigliserit seviyesini düşürür. Bu da pıhtı oluşumu ve kalp krizi riskini azaltabilir. Her gün aç karnına 2-3 diş taze sarımsak tüketin. Doktorunuza danıştıktan sonra sarımsak takviyesi de alabilirsiniz. Tarçın Tarçın diğer bir etkili doğal kan sulandırıcıdır. Güçlü bir antikogulant olarak rol oynayan kumarik içerir. Birçok içecek ve yiyeceğin tadını ve kokusunu zenginleştirmek için tarçın tozu ekleyebilirsiniz. Kırmızıbiber Kırmızıbiber vücudunuzda güçlü kan sulandırıcı etkiye sahiptir ve dolaşımı arttırır. Taze, doğranmış kırmızı biberi az yağda kızartılmış yemeklerinize, çorbalarınıza ve haşlamalarınıza ekleyin. Kırmızıbiber takviyesi almayı da seçebilirsiniz ancak öncelikle doktorunuza danışın. E Vitamini E vitamini kan dolaşımını geliştirme ve kan pıhtılarını önleme dahil çok sayıda tıbbi faydaya sahiptir. E vitamini kapsülleri günlük E vitamini dozunuzu aldığınızdan emin olmanın iyi bir seçeneğidir. Takviye almadan önce doktorunuza danışın. Yumurta, et, tahıl ve çeşitli taze meyve ve sebzeler gibi E vitamini zengini gıdalar da tüketebilirsiniz. Balık Yağı Omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA içeren balığın kan sulandırıcı etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Bromelayin Bromelayin insanların ananastan aldıkları bir enzimdir. Kalp-damar hastalıkları ve yüksek kan basıncı için etkili bir kür olabilir. Araştırmalar bromelayinin kan inceltebildiğini, pıhtıları parçalayabildiğini ve pıhtı oluşumunu azalttığını önermiştir. Bu enzim aynı zamanda iltihap karşıtı özelliklere sahiptir. Bromelayin eczanelerden takviye şeklinde alınabilir. En İyi Kan İnceltici Gıdalar Negatif yan etkisi olmadan aspirine benzer etkiler üretebilen doğal oluşumlu birçok madde vardır. Birçoğu salisilat denilen maddeler içerir. Salisilat bakımından zengin içerikte olduğu bilinen bazı gıdalar Zencefil Kırmızıbiber Paprika Nane Kekik Meyankökü Tarçın Zerdeçal Dereotu Güvey otu Kan Sulandırıcı İlaçların İğnelerin Yan Etkileri Nelerdir? Normalden ağır geçen adet dönemleri Dışkınızda veya idrarınızda kan Burun kanaması Kusma veya kanlı öksürük Baş dönmesi Güçsüzlük Şiddetli baş veya mide ağrısı Kas zayıflığı Saç dökülmesi Deri döküntüsü Источник // Kan sulandırıcı yiyecekler, besinler, gıdalar ve bitkiler Bu yazımızda kan sulandırıcı yiyecekler hakkında bilgi bulabilirsiniz. Kan sulandırıcı ilaçlar doktorlar tarafından birçok sebeple verilebilir. Örneğin kalp hastaları veya kardiyovasküler hastalığı bulunanlar, atriyal fibrilasyon denilen anormal kalp ritmi bulunanlar veya kongenital kalp kusuru bulunan kişilerden kan sulandırıcı ilaçlar kullanması istenebilir. Kan sulandırıcı ilaçlar kan pıhtılaşmasını önleyen ve kanın damarlarda rahatça akmasını sağlayan ilaçlardır. Kan sulandırıcı ilaçlar aslında kanı sulandırmaz. Kan sulandırıcı ilaçlar kanın koyulaşmasını ve yeni pıhtılar oluşmasını önler. Ayrıca mevcut kan pıhtılarının büyümesine engel olarak tehli pıhtıların oluşma ihtimalini azaltır. Kan sulandırıcı ilaçlar birçok açıdan faydalı olmakla birlikte bir takım yan etkilere sahiptir. Kan sulandırıcı ilaçların yan etkileri arasında en bilinen yan etki aşırı kanamadır. Örneğin kadınlarda adet döneminin ağır geçmesi, idrarda veya dışkıda kan görülmesi, burun kanaması, diş eti kanaması ve yara ve kesiklerde kanın hemen durmaması kan sulandırıcı ilaçların yan etkileri arasındadır. 2014 yılında yayınlanan bir araştırmada kalça veya diz replasmanı sonrasında kan pıhtılaşmasını önlemek için verilen kan sulandırıcı ilaçların ameliyattan sonra kanama veya enfeksiyon riskini arttırdığı tespit edilmiştir. Kan sulandırıcı ilaçların yan etkileri arasında baş dönmesi, kas zayıflığı, saç dökülmesi ve cilt döküntüsü gibi problemler de yer almaktadır. Kan sulandırıcı ilaçlar doktor tarafından belirtilen şekilde kullanılmalıdır. Kan sulandırıcı ilaçların yanlış kullanımı tehli sonuçlar doğurabilir. Sağlığınızı korumak ve kan pıhtılaşması riskini azaltmak için doğal kan sulandırıcı yiyecekler, bitkiler ve besinler yardımcınız olacaktır. Dikkat Kan sulandırıcı yiyecekler ve bitkiler kan sulandırıcı ilaçların yerini doldurmaz. Bu nedenle doktor tarafından verilen ilaçlar kesinlikle bırakılmamalıdır. Ayrıca aşağıda belirtilen kan sulandırıcı yiyecekler kullandığınız kan sulandırıcı ilaçlar ile etkileşime girebilir. Bu nedenle bu doğal yöntemlere başvurulmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. 1. Zencefil Zencefil kan sulandırıcı yiyecekler arasındadır. Zencefil yeni kan pıhtılarının oluşmasını önler ve felç riskini azaltır. Ayrıca tüm vücutta sağlıklı bir kan dolaşımı olmasını sağlar. Prostaglandins, Leukotrienes & Essential Fatty Acids dergisinde 2002 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre zencefil kolesterolü düşüren antitrombotik ve anti-enflamatuvar bir bitkidir. Gerek kuru zencefil gerekse de taze zencefil kan pıhtılaşması riskini azaltacaktır. İçeceklerinize veya pişirdiğiniz yemeklere zencefil ekleyiniz. Ayrıca her gün 2-3 bardak zencefil çayı içebilirsiniz. Zencefil çayı hazırlamak için birkaç dilim taze zencefili 1 bardak suda kaynatın ve 5 dakika dinlendirin. Daha sonra süzün ve içerisine limon suyu ve bal ekleyin. 2. Zerdeçal Zerdeçal özellikle anti-enflamatuvar özellikleriyle bilinen doğal kan sulandırıcı yiyecekler arasında kabul edilmektedir. Zerdeçalın kan sulandırıcı özelliği içerisindeki kurkumin maddesinden kaynaklanmaktadır. Kurkumin plateletlerin bir araya toplanıp pıhtı oluşturmasını önlemeye yardımcı olmaktadır. 2012 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre kurkumin ve türevleri bisdemetoksikurkumin antitrombotik özelliklere sahiptir ve düzenli olarak zerdeçal tüketimi pıhtı önleyici etki sağlamaktadır. Çay, köri, salata ve diğer yiyeceklerde zerdeçal ekleyebilirsiniz. Ayrıca yatmadan önce bir bardak süt içerisine zerdeçal ekleyerek içebilirsiniz. Doktorunuza danışmak kaydıyla zerdeçal takviyesi kullanabilirsiniz. Dikkat Warfarin Coumadin kullanan kişiler zerdeçal tüketmemelidir. 3. Sarımsak Sarımsak kalp sağlığı için çok faydalıdır. Sarımsak özellikle kan pıhtısı riski altındaki kişilerde kalp sağlığını korumaktadır. Sarımsaktaki sülfür içeren adenosin, allisin ve parafinik polisülfit gibi bileşenler kan sulandırıcı etki yapmaktadır. Bu nedenle sarımsak kan sulandırıcı yiyecekler arasında kabul edilmektedir. Diğer yandan sarımsak kolesterolü ve trigliseritleri düşürmekte, böylece plak oluşumu ve kalp krizi riskini azaltmaktadır. 1991 yılında Journal of Postgraduate Medicine dergisinde yayınlanan bir araştırmada sarımsağın tromboembolik fenomeninin önlenmesinde faydalı olduğu belirtilmiştir. Her gün aç karnına 2-3 diş sarımsak tüketiniz. Doktorunuza danıştıktan sonra sarımsak takviyesi kullanabilirsiniz. 4. Tarçın Tarçın da kan sulandırıcı yiyecekler arasındadır. Tarçındaki kumarin maddesi güçlü bir kan sulandırıcı olarak görev yapmaktadır. Tarçın tansiyonu da düşürmekte, iltihabı azaltmaktadır. Ayrıca felç riskini de düşürmektedir. 2013 yılında yayınlanan bir araştırmada tarçın distilat ve tarçın yağı ile kanın pıhtılaşmasını önemli ölçüde engellediği belirtilmiştir. Kan sulandırıcı yiyecekler arasındaki tarçından fayda görmek için çeşitli yiyecek, içecek ve tatlılarınıza ekleyebilirsiniz. Dikkat Tarçının uzun vadeli kullanımı karaciğer hasarına yol açabilir. Bu nedenle tarçın ölçülü olarak tüketilmelidir. 5. Kırmızı Toz/Pul Biber Kırmızı biber vücutta kan sulandırıcı etki yapıp kan dolaşımını hızlandıran güçlü bir yiyecektir. Kan sulandırıcı yiyecekler arasındaki kırmızı biber içeriğindeki kapsaisin maddesi sayesinde damarları daraltan birikintileri temizler, damarları genişletir ve kan pıhtılarını yumuşatır. Ayrıca kan pıhtılaşmasına yol açan çözülemeyen bir protein olan fibrin konsantrasyonunu da düşürür. Kırmızı biber ek olarak tansiyonu da düşürür ve genel olarak kalp sağlığına iyi gelir. Kırmızı biberi yemeklerinize, çorbalarınıza ve salatalarınıza ekleyebilirsiniz. 6. E Vitamini E vitamini kan dolaşımını hızlandırma ve kan pıhtılaşmasını önleme gibi çeşitli faydalara sahiptir. Ağız yoluyla alındığında E vitamini platelet engelleyici bir yağ asidi olan prostoglandin E1 hassasiyetini iyileştirerek platelet birikimini azaltır. E vitamini kapsülleri günlük E vitamini dozunu almanıza yardımcı olur. Ancak E vitamini dahil herhangi bir takviyeye başlamadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. Yumurta, et, tahıl ve çeşitli meyve ve sebzeler gibi E vitamini yönünden zengin yiyecekler tercih edilebilir. Diğer Kan Sulandırıcı Yiyecekler Omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA içeren balıkların kan sulandırıcı yiyecekler arasında olduğu kabul edilmektedir. Bitter çikolatada bulunan flavonoidler kan sulandırıcı etkiye sahiptir. Bromelain adlı enzimi içeren ananas kandaki plateletlerin aşırı yapışkanlığını azaltmaya yardımcı olur. Brokoli, lahana ve ıspanak gibi K Vitamini yönünden zengin yeşil yapraklı sebzeler kan sulandırıcı etki yapacaktır. Ceviz, badem, fındık, kaju ve Brezilya cevizi gibi kuruyemişler kan sulandırıcıdır. Antioksidan yönünden zengin yeşil çay damarları rahatlatır ve kan dolaşımını hızlandırır. Hücrelerin su ihtiyacını karşılamak ve minerallerin tüm vücuda ulaşmasını sağlamak için yeterli miktarda su içilmelidir. Kan Sulandırıcı Yiyeceklerle İlgili İlave Bilgiler Kan dolaşımını iyileştirmenin ve kan pıhtılaşmasını önlemenin en iyi yollarından biri düzenli egzersiz yapmaktır. Hidroterapi kan dolaşımını hızlandırmanın basit ve etkin yollarından biridir. Hidroterapi kan damarlarını genişleterek kan akışını normalleştirir. Kafein ve alkol tüketimi sınırlanmalıdır. Sigara içiyorsanız sigarayı bırakınız. Doymuş yağ düzeyi yüksek yiyecekler tüketilmemelidir. Tuz tüketimi kısıtlanmalıdır. Stres de kan dolaşımını etkilediğinden Stres Yönetimi teknikleri uygulanmalıdır. Источник // Yeni Nesil Kan Sulandırıcı İlaçlar Derin ven trombozu ve Akciğer embolisi tedavisi ve önlenmesinde, ayrıca Atriyal fibrilasyon denilen kalp ritm bozukluklarında; kalp içinde pıhtı gelişmesi ve çevre organlara emboli atmasını önlemek amacıyla, yakın zamana kadar Coumadin Warfarin denilen kan sulandırıcı ilaç tek seçenekti. Çok etkili bir kan sulandrıcı olmasına rağmen, Coumadin’in pek çok dezavantajı vardır. Çünkü coumadin’in etkinliği; başta kişinin karaciğer fonksiyonları, beslenme şekli ve yeşil sebze tüketimindeki değişiklikler, birlikte kullanılan ilaçlar gibi birçok faktörden ciddi anlamda etkilenir. Özellikle bazı ağrı kesiciler ve antibiyotikler başta olmak üzere, sayılamayacak kadar çok ilaç Coumadin’in etkisini azaltabilir veya artırabilir. Bu durum; kişinin aynı doz ilaç kullanırken bile, kan sulanma düzeyinde sürekli dalgalanmalar yaşanmasına ve etkin bir tedavi alamamasına neden olur. Etkisi, aynı kişide bile kısa zamanda kolayca değişebilen bu ilacın uygun düzeyde olup olmadığını anlamanın tek yolu Protrombin zamanı ve INR düzeyinin kan tahlilleri ile ölçümüne dayanır. Coumadin kullanan her hasta, ayda birden az olmamak üzere bu kan tahlillerini yaptırmak ve ilacın dozunu her ay bu sonucuna göre yeniden ayarlatmak durumundadır. Aylık tahliller ihmal edilmesi, ilaç etkisinin kontrolsüzce artması ve yüksek kanama eğilimi ile sonuçlanır. Bu kanamaları; vücudun değişik yerlerinde aniden ortayan çıkan sebepsiz morluklar, burun veya diş eti kanamaları, dışkının siyahlaşması veya kan kusma ile akla gelen mide kanaması, eklem içi kanamalar nedeniyle şiddetli eklem ağrıları, nadirende beyin kanaması gibi üzücü durumlar halinde görebiliriz. İlaç dozunun yetersiz kalması ise; pıhtılaşma ve damar tıkanması olaylarının yeniden yaşanması ile sonuçlanabilir ki, bunun da pratikte en çok karşılaştığımız sonucu rekürren derin ven trombozu, akciğer embolisi ve felçtir. Yapılan çok merkezli klinik çalışmalar; Coumadin tedavisi altındaki hastanın, her ay kan tahlili yaptırmak için hastaneye başvurmasının, psikolojisini olumsuz yönde etkilediğini, hayat kalitesini düşürdüğünü ve iyileşme süresini uzattığını kesin olarak göstermiştir. İdeal Kan sulandırıcı nasıl olmalıdır? İdeal kan sulandırıcı ilacın gıdalar ve ilaçlarla etkileşimi bulunmamalı, günlük sabit dozda kullanılmalı ve doz ayarı gerektirmemeli, günde tek doz oral yolla kullanılmalı, etkin dozlarda geniş bir güvenlilik aralığı olmalı ve sürekli kan tahlilleri ile izlem gerektirmemelidir. Uzun yıllardır kullanılan klasik kan sulandırıcı ilaçlar bu gereksinimleri karşılamaktan maalesef çok uzaktadırlar. Klasik kan sulandırıcın kullanımı özellikle bazı hasta gruplarında çok zor olmakta, çeşitli sorunlar yaşanmaktadır. Bu problemlerin varlığı, zaman içerisinde yeni, alternatif kan sulandırıcıların geliştirilmesine ön ayak olmuştur. Yeni kuşak Antikoagülan YOAK nedir? Yeni kuşak kan sulandırıcılar Faktör Xa inhibitörleri ve direkt thrombin Faktör II inhibitörleridir. Coumadinden daha farklı ve daha etkili bir mekanizma ile kanın sulanmasını sağlar, pıhtı oluşumunu engellerler. Uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda Faktör Xa inhibitörleri Rivaroxaban ve Apixaban ile Direkt trombin inhibitörü Dabigatran hastaların kullanımına sunulmuştur. Rivaroxaban Xarelto ülkemizde ilk ruhsat almış olan, giderek yaygınlaşan oranlarda kullanılan yeni kuşak antikoagülandır. Son 3 yıldır ülkemize sıklıkla kullanılmaya başlanan bu ilaçlar için, belkide artık yeni kuşak antikogülan YOAK terimi yerine Direkt oral antikogülan DOAK terimini kullanmak daha doğru olucaktır. Rivaroxaban Xarelto’nun klasik kan sulandırıcılardan farkı ve avantajları nelerdir? Rivaroxaban, direkt etkili oral faktör Xa inhibitörüdür. Oral olarak alındıktan kısa süre sonra emilmeye başlar. İğne olarak kullanılan Düşük molekül ağırlıklı heparinler Clexane, İnnohep vb. kadar hızlı bir şekilde etkisi başlar bu nedenle tedavi başlangıcında kan sulandırıcı iğne kullanılmasına gerek yoktur. Uygulamadan 2-4 saat sonra plazmadaki maximum konsantrasyonuna ulaşır ve yarı ömrü 6-9 saat düzeyindedir. Hastalarda tedavi dozu ilk 3 hafta 15 mg günde iki tablet ve takip eden dönemde günde tek doz 20 mg şeklindedir. ilacın emilimini arttırmak için, besinler ile beraber alınması oldukça önemlidir. Yapılan çok merkezli randomize ve yüksek hasta sayılı çalışmalarda, özellikle riskli hasta grubunda yani; ileri yaşlı, böbrek yetmezlikli ve düşük kilolu hastalarda, ayrıca kanser hastalarında, klasik kan sulandırıcılara oranla Xarelto’nun hem daha etkili, hemde kanama yan etkisi bakımından çok daha düşük riskli oldugu kanıtlanmıştır. Rivaroksaban’ın kullanım alanları arasında; *Derin ven trombozu ve akciğer embolisi tedavisi girişimsel tedavisi sonrası, *Derin ven trombozu ve akciğer embolisinin tekrarının önlenmesi *Kalbe ait aritmilerde atrial fibrillasyon emboli gelişiminin önlenmesi, *Felç inme gelişiminin önlenmesi *Akut koroner sendrom durumlarında, diğer kan sulandırıcı antiplatelet ilaçlar ile birlikte kullanılarak kalp damarlarında yeniden tromboz gelişiminin azaltılması bulunmaktadır. Apiksaban Apiksaban’da, Xarelto gibi selektif şekilde Faktör Xa’yı bloke eder. Coumadin gibi klasik kan sulandırıcı ilaçlara göre daha güvenli bir ilaçtır. Apiksaban kullanım alanları Xareltorivaroxaban ile benzerlik göstermektedir. Apiksaban, Dabigatran’ın tersine, böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanılabilmektedir. Ancak, Xarelto gibi yine doz ayarlanması gerekmektedir. Benzer olarak, hafif karaciğer yetmezlikli hastalarda; herhangi bir doz ayarlaması gerektirmeden kullanılabilmektedir. Orta ve ileri derecede karaciğer yetmezliği olanlarda ise kullanımı tavsiye edilmemektedir. Yine, diğer iki ilaç gibi, gebe ve emziren kadınlarda kullanımı uygun değildir. Dabigatran Faktör IIa inhibitörüdür. Pıhtılaşmanın temel yapı taşlarından birisi olan Trombin etkisini bloke etmesi en önemli özelliğidir. Felç inme ve Atrial Fibrillasyon bir çeşit kalp ritm bozukluğu durumunda, derin ven trombozu ve akciğer embolisi tedavisinde ve tekrarının önlenmesi amacıyla kullanılmaktadır. Dabigatran, kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli konu; ilacın böbrek hastalarında kullanımı konusudur. Böbrek yetersizliği bulunan hastalarda Dabigatran; kullanılmamalı veya kullanım gerekliliği varsa, özellikle doz ayarlaması yapılmalıdır. Ayrıca, karaciğer ile metabolize edilen bir ilaç olmasından dolayı hafif veya orta derece karaciğer yetmezliği durumunda dikkatle kullanılmalıdır. Daha ileri derece de karaciğer yetmezliği siroz bulunan hastalarda ise kanama – pıhtılaşma bozukluğu olanlarda kesinlikle kullanılmamalıdır. Gebelikte ve emzirme dönemlerinde kullanımı, birçok ilaç gibi, tavsiye edilmemektedir. Dabigatran yan etkileri Dabigatran’ın en önemli yan etkisi, özellikle mide-barsak sistemi ve intracranial beyin kanaması gibi ölümcül kanamalardır. Bazı hastalarda gözlenen diğer önemli bir yan etki sindirim sistemi problemleridir karın ağrısı ve hazımsızlık. Seyrek olarak hastalarda, boğazda yanma hissi, cilt döküntüleri ve bayılma da gözlenebilmektedir. Yeni nesil kan sulandırıcılar ile ameliyat planlaması nasıl olmalı? Yeni nesil kan sulandırıc kullanan bir hastanın ameliyat olması gerektiğinde kan sulandırıcı tedavinin planlanlanması çok önemlidir ve titizlik gerektirir. Çünkü hem ameliyatta kan sulandırıcı kullanımına bağlı gelişebilecek muhtemel kanama komplikasyonu riski minimum indirilmeli, hemde hastanın yeniden pıhtıyla ilgili bir hastalık geçirmesi önlenmelidir. Yani kanama ve pıhtılaşma arasındaki o çok hassas dengenin itinayla düzenlenmesi gerekmektedir. Tedavinin düzenlenlenmesi; kullanılan yeni nesil kan sulandırıcının tipi, ve kullanım amacı ile böbrek yetmezliği olup olmaması gibi birçok faktörden etkilenmektedir. Endoskopi ve kolonoskopi gibi düşük kanama riskine sahip mide barsak sistemi görüntüleme işlemleri için, eğer Dabigatran kullanılıyorsa; planlanan işlemden 48 saat önce ilacın kullanımının durdurulması yeterli olmaktadır. Benzer olarak, Rivaroksaban ve Apiksaban kullanılıyorsa bu süre 24 saat olarak, yeterli olmaktadır. Böbrek yetmezliği mevcutsa; ilacın kan dolaşımından temizlenmesi yavaşlayacağı için; bu süreler normalden daha uzun olmaktadır. Büyük cerrahi girişim, kalp pili veya defibrillatör takılması, beyin cerrahisine ait girişimler gibi yüksek kanama potansiyelinin bulunduğu durumlarda ise, yeni nesil kan sulandırıcı ilacın tipine bakılmaksızın, planlanan işlemden 48 saat öncesinde ilacın kullanımının durdurulması yeterlidir. Acil durumlarda, ameliyata alınmak zorunda kalan hastalarda, kanamanın olması, beklenen bir durum olarak akılda tutulmalıdır Herhangi bir nedenle kan sulandırıcı ilaç kullanımı durdurulmuş olan hastalarda, işlemden ne kadar süre sonra tekrar başlanacağı; yapılan cerrahi işleme, yeni nesil kan sulandırıcının kullanım nedenine ve böbrek yetmezliğinin olup olmadığına göre değişkenlik göstermektedir. Ancak, yeterli kanama kontrolünün yapıldığı, yeni nesil kan sulandırıcı ilaç kullanan çoğu hasta için, bu süre ortalama 4-8 saat arasındadır. Diğer bir deyişle, yeni nesil kan sulandırıcı ilac 8 saat içerisinde yeniden kullanılmaya başlanabilir. Genellikle önerilen ilk doz, %50 oranında azaltılarak verilmelidir. Daha sonra, planlanan doza yükseltme yapılabilir. Источник // Kan Sulandırıcı Besinler, Yiyecekler ve İçecekler Nelerdir? Kan sulandıran ve pıhtılaşmayı önleyen birçok ilaç bulunmaktadır. Bu ilaçların, doktor kontrolünde ve doktorun önerdiği durumlarda kullanılması gerektiği unutulmamalıdır. Kan sulandırıcı ilaçların isimleri; Coumadin 5 mg tablet Cornente film tablet Cloperol 75 mg film tablet Planor film tablet Ploveks 75 mg film tablet Baclan film tablet Atervıx film tablet As-clodıp film tablet Anjioflux 600 LRU 2M enjektail çözelti içeren ampul Anjioflux 250 LRU yumuşak kapsül Plavıx film tablet Plavidol film tablet Plavega film kaplı tablet Pingel film tablet Opinel film tablet Klopis film tablet Karum film tablet Diporel film tablet Diloxol film tablet Coumadin 10 mg tablet Rivaroxoban Apixaban Dabigatron Aspirin Xarelto Eliquis Kan Sulandırıcı İğne Kan sulandırıcı iğneler, özellikle hamile kadınların trombosit sayısının azalması sonucunda kullanılan iğnelerdir. Genel olarak kullanılan kan sulandırıcı, pıhtı önleyici iğne, Clexane 4000’dir. Kan Sulandırıcı Besinler Nelerdir? En doğal kan sulandırıcılarından biri sarımsaktır. Sarımsak, kanın akış düzenini rahatlatarak aynı zamanda kalp krizi riskini önlemektedir. Ayrıca sarımsak, yüksek tansiyona sahip insanların tansiyonunu düşürmede etkili bir ilaç olup, içerdiği antioksidanlarla vücuttaki zararlı maddelerin dışarı atılmasında yardımcı olur. Sarımsağın faydaları görülmek isteniyorsa gün içinde bir iki adet sarımsak tüketilmelidir. BUNU DA İNCELE Kırmızıbiber ve toz halinde olan kırmızıbiber, kan sulandıran doğal besinlerdendir. Kırmızıbiber, kanın damarlardaki dolaşımını düzenler ve kılcal damarların güçlenmesine yardımcı olmaktadır. İçerdiği çok fazla vitamin ve mineral ile zeytinyağı, kanın sulanmasında etkili olan besinlerdendir. Antienflamatuar, antioksidan, antikoagülen olarak görevleri bulunan zeytinyağı, kan sulandırmak isteyen kişilerin ilaç kullanmadan faydalanacağı besinlerdendir. Zerdeçal da, birçok hastalığın tedavisinde kullanılan, yemeklere ilave edilip, çayı hazırlanan mucizevî baharatlardandır. Zerdeçalın düzenli olarak tüketilmesi, kan sulandırıcı etki yaratmaktadır. Kan sulandırıcı besinlerden biri de kividir. Kivi, C vitamini, potasyum, magnezyum ve bakır vitamin ve minerallerini barındıran, kanın sulanmasında etkili olan bir meyvedir. BUNU DA İNCELE Kızılcık meyvesi adı verilen meyvenin gün içinde taze veya kompostosu yapılarak tüketilmesi, kan akışının doğal bir şekilde gerçekleşmesini sağlamaktadır. Ayrıca kızılcık meyvesinin, kalp sağlığına da iyi gelmesi bilinmektedir. Kanın sulanmasında yardımcı olan meyvelerden biri de elmadır. Günde bir adet kabuğuyla beraber elmanın tüketilmesi sonucunda kan sulanmakta ve kalp krizi riski minimuma düşürülmektedir. Limon ve C vitamini içeren portakal, greyfurt, turunç ve mandalina gibi meyveler kanın sulanmasında etkili olmaktadır. Ayrıca limonun kullanım arasında yüksek tansiyona iyi geldiği de bilinmektedir. Vücutta biriken antioksidan maddeler damar tıkanıklığına yol açabilirken bu damarların açılmasında ve kanın akışının sağlanmasında etkili olan besinlerden biri karabuğdayolmaktadır. Karabuğdayın kullanım alanı geniş olup, isteğe bağlı olarak yemeklerde, isteğe bağlı olarak da çay yapılıp içilmesi uygundur. BUNU DA İNCELE Maydanoz, içinde bulundurduğu maddeler ile doğal bir kan sulandırıcı özelliğine sahiptir. Kanın pıhtılaşması ile oluşabilecek hastalıkların önlenmesinde etkili olmaktadır. Kan sulandırmak için başvurulan diğer yollardan biri de E vitaminidir. Pıhtı oluşmasını önleyen ve kanı incelten doğal yollardan biri olmaktadır. Hangi dozda kullanılacağı bir doktora danışarak öğrenilmelidir. Tarçının kullanımı da kan sulandırıcı etki yaratmaktadır. Tarçının yemeklerde, tatlılarda veya çaylarda kullanımı fark etmesizin kullanılması, damarlardaki kanın akışkan olmasını sağlamaktadır. BUNU DA İNCELE En eski ve en etkili doğal kan sulandırıcı ve şifalı bitkilerden biri de meyan köküdür. Meyan kökü, solunum rahatsızlıkları ve mide rahatsızlıkları başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Diğer Kan Sulandırıcı Olan Doğal Besinler Kan sulandırıcı ev pıhtılaşmayı önleyen birçok sebze, meyve, kuruyemiş ve genel olarak besin bulunmaktadır. İlaçlara başvurmadan önce bu besinlerden faydalanmalı ve fayda görülmez ise ilaçla müdahale yapılmalıdır. Kan sulanmasını sağlayan diğer sebzelerden bazıları; marul, domates, brokoli ve soğandır. Bu sebzelerin düzenli olarak kullanılması durumunda vücuttaki kan pıhtılaşmalarının önüne geçilebilmektedir. Aynı şekilde kan sulandırıcı meyveler ise; dut, üzüm, greyfurt, mango, ananas, karpuz ve nar olmaktadır. Kan sulandırma özelliği bulunan kuruyemişler; ceviz, badem, fındık, kaju ve Antep fıstığı olmaktadır. Vitamin açısından bol olan ve tüketilmesi sağlık açısından çok yararlı olan balık türlerinden uskumru, alabalık, ringa balığı, ton balığı ve somon da kan sulandırıcı etkiye sahip balıklardandır. Bazı doğal bitkilerden yapılan çaylarda kanı sulandırıp, pıhtıları yok edici özelliğe sahiptir. Kanın pıhtılaşmasını önleyen çaylardan bazıları ise yeşil çay, üzüm suyu, kızılcık suyu ve ananas suyudur. Kan Akışının Düzgün Olması İçin Yapılması Gerekenler Kan akışının düzenli bir şekilde sağlanması, pıhtıların önlenmesi için öncelikle düzenli bir egzersiz programına sahip olmak gerekir. Hareket halinde olan vücutta kan, damarlardan daha rahat akabilmektedir. Ayrıca alkol ve çok fazla kafein tüketmek de damarlarda tıkanıklığa, kanın pıhtılaşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle kanın pıhtılaşmasını önlemek için alkol ve kafein tüketimine sınırlandırma getirilmelidir. Çok fazla tuz tüketmek de kalp sağlığına iyi gelmemektedir. Kanın sulandırılması isteniyor ise mümkün mertebe hayatınızdan tuzu, doymuş yağları çıkarmanız gerekmektedir. Kanın pıhtılaşmasının ve yaşanan çeşitli hastalıkların altında genellikle stres faktörü yatmaktadır. Çok fazla stres yaşayan kişilerin kanın da pıhtılaşma görülebildiğinden, stres hayattan uzaklaştırılmalıdır. Kan Sulandırıcısı Kullanan Kişilerin Dikkat Etmesi Gerekenler Kan sulandırıcı ilacı kullanan kişilerin ufak bir yara alması sonucunda çok fazla kan kaybı yaşanabilmektedir. Kan sulandırıcı ilaçlar, kanın akışını düzenlediği için çok fazla kan kaybı yaşanabilmektedir. Bu nedenle ufak yaralanmalar, ciddi sorunlara yol açmadan önlemi alınmalıdır. Kan sulandırıcı ilaç kullanan insanların bıçak ve kesici alet kullanırken dikkat etmesi gerekmektedir. Kan sulandığı için ufak bir kesikte çok fazla kan akışı görülebilmektedir. Bu da ciddi hasarlara neden olabilmektedir. Kan sulandırıcı ilaçlar ciddiye alınması gereken ilaçlardandır. Bu ilaçların düzenli ve her gün aynı saatte itinayla kullanılması gerekmektedir. Kan sulandırıcı ilaç ile beraber ek vitaminler kullanılması önerilmemektedir. Ek olarak alınan vitaminler, kan sulandırıcı ilaçların etkisini değiştirebilmektedir. Kan sulandırıcı ilaçlarla beraber K vitamini açısından zengin besinlerin tüketilmesi, kan sulandırıcı ilacın etkisini azaltabileceğinden kullanılmamalıdır. Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişiler, düzenli olarak kan testi yaptırıp, ilaçların etkili olup olmadığını ölçmelidirler. Kan sulandırıcı ilaçlar, diş sağlığını da etkileyebileceğinden bu ilaçlar kullanılırken yumuşak diş fırçası tercih edilmelidir. K vitamini içinde bolca bulunan yeşil yapraklı olan besinler, maydanoz, ıspanak ve kıvırcık marul gibi sebzelerin tüketimi minimuma indirilmelidir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan insanların bu sebzelerin yanında tüketmemesi gereken besinler, sakatat, balık yağları, yoğurt, peynir, ıspanak ve brokolidir. Bu besinler, kan sulandırıcı ilaçların etkilerini yok edebileceğinden kullanımlarının minimum seviyeye indirilmesi gerekmektedir. Kan Sulandırıcı İlaçların Yan Etkileri Kan sulandırıcı ilaçların çok yoğun ve çok ağrılı yan etkileri olmamaktadır. Yalnızca kan sulandırıcı kullanan kişilerin ufak ve basit gibi görünen yaralanmalara dahi dikkat etmesi gerekmektedir. Kan akışkanlığı kazandığı sırada bir yaralanma yaşanırsa haddinden fazla kan akışı olabilir ve bu da ciddi kan kaybına sebebiyet verebilmektedir. Bazı kişilerde ise kan sulandırıcı ilaçların bulantı ve karın ağrısı yaptığı bilinen yan etkilerdendir. Ayrıca kan sulandırıcı ilaçların bilinen yan etkileri ise baş ağrısı, baş dönmesi, eklem ağrıları, mide krampları, iç kanama, böbrek yetmezliği ve çeşitli sağlık sorunları nadir de olsa görülen belirtilerdendir. WhatsApp Источник // Kan Sulandırıcı İlaçların Yan Etkileri Hakkında Bilmeniz Gerekenler – APPVICE Atriyal fibrilasyon AFib inme riskini artırabilen bir kalp ritim bozukluğudur. AFib durumunda kalbe giden sinyaller düzensizleşir. Kan kalpte belirli bir bölgeye toplanabilir. Organlarınıza ve beyninize gidebilecek pıhtılar oluşabilir. Doktorlar genellikle kanı inceltmek ve pıhtıların oluşmasını önlemek için antikoagülan kan sulandırıcı ilaç reçete eder. Uzun süreli kullanımda karşılaşabileceğiniz kan sulandırıcı ilaçların yan etkileri hakkında bilmeniz gereken her şeyi bu yazımızda bulabilirsiniz. Kan Sulandırıcı Beslenme İçin Diyetisyeninizle ile Bir Tuşla Hemen Görüşün Başla tuşuna basarak Appvice mobil uygulaması üzerinden diyetisyeninizle hemen görüşebilirsiniz. Diyetisyene Sor Kan Sulandırıcı İnceltici İlaçlar Nasıl Etki Eder? AFib tedavisinin bir parçası olarak çeşitli türlerde kan inceltici ile karşılaşabilirsiniz. Varfarin Coumadin genellikle uzun süreli bir kan sulandırıcı ilaç olarak reçete edilir. Vücudunuzun K vitamini sentezleme yeteneğini azaltarak çalışır. K vitamini olmadan, karaciğer kanı pıhtılaştıran proteinleri üretmekte zorlanır. Varfarin, doktorların kan inceltici ihtiyacı olan çoğu insan için tercih ettiği ilaçtır. Piyasada yeni, daha etkili kan inceltici ilaçlar da mevcuttur. Bu ilaçlar rivaroksaban Xarelto, apiksaban Eliquis ve dabigatran Pradaxa isimli ilaçlardır. Bu ilaçlar herkes için doğru bir seçenek olmayabilir, ancak, nonvalvular AFib hastaları için genelde iyi bir alternatiftir. Kan sulandırıcı ilaçlar, inme riskini yüzde 50 ila 60’a kadar azaltabilir. AFib’in pek çok belirtisi olmadığı için, insanlar kan sulandırıcı ilaçları kullanmak istemez ya da ona ihtiyacı olmadığını düşünebilir. Özellikle de başka ilaçlar kullanmaları gerekiyorsa. Ancak kan sulandırıcı ilaçlar gün içerisinde nasıl hissettiğinizi etkilemese de kendinizi felçten korumanız için son derece önemlidir. Uzun Süreli Kan Sulandırıcı İlaç Kullanımının Yan Etkileri Uzun süredir varfarin gibi bir kan inceltici ilaç kullanıyorsanız, muhtemelen doktorunuz tarafından yakından izleneceksiniz. Protrombin kanın pıhtılaşma zamanı olarak adlandırılan kan testini yaptırmak için bir hastaneyi veya kliniği ziyaret edebilirsiniz. Bu test, kanınızın pıhtılaşmasının ne kadar sürdüğünü ölçer. Genellikle doktorunuz vücudunuz için uygun bir doz belirleyene kadar aylık olarak gerçekleştirilir. Kanınızı kontrol ettirmek, kan sulandırıcı ilacı kullandığınız süre boyunca yapmanız gereken bir şeydir. Bazı kişilerin ilaç dozlarını sık sık değiştirmeleri gerekmez. Diğerleri yan etkilerden ve fazla kanamadan kaçınmak için sık sık kan testlerine gider ve dozaj değiştirir. Ayrıca, ameliyat gibi kanamaya neden olan tıbbi prosedürlere başvurmadan önce kontrol edilmesi gerekebilir. Varfarin hapının renginin zaman zaman farklı olduğunu fark edebilirsiniz. Renk, dozajı temsil eder, bu yüzden rengine dikkat etmeli ve şişenizde farklı bir renk görmeyle ilgili sorularınız varsa doktorunuza danışmalısınız. Rivaroksaban, apiksaban ve dabigatran gibi daha kısa süreli etkili kan incelticiler genellikle sıkı takip gerektirmez. Doktorunuz size tedavi ve dozajdaki değişiklikler için daha fazla bilgi verebilir. Kan Sulandırıcı İlaçların Diğer İlaçlarla Etkileşimi Varfarin kan inceltici ilacı aldığınız farklı ilaçlarla etkileşime girebilir. Yediğiniz yiyecekler de vücudunuzdaki etkilerini engelleyebilir. Eğer bu ilacı uzun bir süre kullanacaksanız nasıl beslenmeniz gerektiği konusunda doktorunuzdan daha fazla bilgi almanız gerekir. Özellikle de k vitamini bakımından zengin yiyecekleri tüketme konusunda doktorunuzdan bilgi almalısınız. Kan sulandırıcı ilaç alırken tüketimine dikkat edilmesi gereken yiyecekler genelde koyu yeşil yapraklı sebzelerdir. Bunlar; Beyaz lahana Kara lahana Pazı Hardal Şalgam Maydanoz Ispanak Hindiba Ayrıca,bitkisel veya omega-3 takviyelerinin kan inceltici ilaçlar ile nasıl etkileşime girebileceğini anlayabilmek için doktorunuzla da konuşmalısınız. Hangi Durumlarda Doktora Gitmeli? Uzun vadede varfarin almak konusunda endişeleriniz varsa, doktorunuzla konuşun. İlaçlarınızı her gün aynı anda almanız önemlidir. Bir dozu kaçırırsanız, geri nasıl düzene girmeniz gerektiğini öğrenmek için doktorunuzu arayın. Unutulan dozları sonrasında hatırlarsanız sadece bir kaç saat sonra alabilirsiniz. Eğer daha geç hatırlarsanız ertesi gün iki günlük doz almanız gerekebilir. İlaçları almayı unutmanız durumunda ne yapmanız gerektiği konusunda doktorunuz size daha iyi fikir verebilir. Kan sulandırıcı kullanırken aşağıdaki durumlardan herhangi birini yaşarsanız hemen 112 yi arayın ve hastaneye gidin Şiddetli veya sıra dışı bir baş ağrısı Bilinç karışıklığı, halsizlik veya uyuşma Durdurulamayan kanama Dışkıda kan veya kan kusma Düşme veya başınızdan yaralanma Bu durumlar iç kanamaya ve aşırı kan kaybına yol açabilir. Hızlı davranmak hayatınızı kurtarabilir. Varfarinin etkilerini durdurabilecek ve kanınızı acil bir durumda pıhtılaştıracak antidot ilaçları vardır, ancak tedavi için bir hastaneye gitmeniz gerekecektir. Yaşam tarzınızda belirli değişiklikler yapmalısınız. Uzun süreli kan sulandırıcı ilaç kullanımında en büyük risk kanamadır. Uzun süreli kan sulandırıcı ilaç kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Aşağıdakiler günlük aktiviteler içerisinde kanama olasılığınızı azaltmak için evde yapabileceğiniz şeylerdir Sert kıllı diş fırçaları yerine yumuşak bir diş fırçası tercih edin. Diş etlerine zarar vermemesi için uygun diş macunlarını kullanın. Kesiklerden kaçınmak için elektrikli bir tıraş bıçağı deneyin. Makas veya bıçak gibi keskin nesneleri dikkatle kullanın. Açık hava sporları gibi düşme veya yaralanma olasılığınızı artırabilecek herhangi bir etkinliğe katılma konusunda doktorunuza danışın. Bu tip durumlar iç kanama riskinizi de artırabilir. Diyetinizdeki bazı yiyecekleri de kan sulandırıcı ilaçlar ile etkileşime girmemesi için sınırlamak isteyebilirsiniz. Mesela; K vitamini düşük olan çeşitli gıdalar yemeyi deneyin Havuç Karnıbahar Salatalık Biber Patates Kabak Domates Kan inceltici ilaç kullanımının günlük olarak kendinizi daha iyi hissettiremeyeceğini unutmayın. Yine de, inmeye karşı kendinizi korumak için alabileceğiniz en iyi önlemlerden biri. Kan sulandırıcı ilaç kullanımı ve etkileşimleri ile riskleri konusunda daha detaylı bilgi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. Bu makale Appvice Psikoloji Otoriteleri tarafından bilimsel verilere dayalı olarak incelenmiş ve onaylanmıştır. Özellikle anne adayı ve bebeğin sağlığı söz konusu olunca soru işaretleri belirginleşebilir. Hamilelik döneminde ebeveyn adaylarının akıllarına takılan bu sorulardan birisi “Hamilelikte İlaç Kullanılabilir mi?” olmaktadır. Hamilelik döneminde kullanımı güvenli olan bazı ilaçlar bulunmaktadır. Anne adayının sağlık sorunu yaşadığı zaman doktoru ile görüşmesi ve sadece doktorunun tavsiye ettiği ilacı kullanması gerekir. Kullanılan İlaçlar Bebeğe Etki Eder mi? Annenin aldığı tüm besinler, göbek bağından plasentadan doğru bebeğe geçer. Annenin aldığı ilaçlarda da aynı etki görülür. Bazı ilaçlar anneden plasenta yoluyla bebeğe direkt etki eder ve bu durumda bazı ilaçların kullanımı tamamen sakıncalıdır. İlaçlardaki bileşimler bebeğin anne karnındaki gelişimine ya da daha sonra hayatının herhangi bir evresinde etkili olabilir. Bu yüzden hamilelik döneminde doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanılmaması tavsiye edilir. Fetüs üzerinde direkt etkili olan aşırı doz ilaçlar, doğum kusurlarına yol açabilir. İlaçlar kan damarlarını daraltabilir. Bu durum plasentanın işlevini değiştirmesine yol açabilir. Hamilelikte kullanılan ilaçlar, rahim kasılmalarına neden olabilir ve erken doğumu tetikleyebilir. Annenin kan basıncını düşüren ilaçlar, plasentadaki kan akışını azaltabilir ve böylece fetüse geçen oksijen ve besin kaynağı azaltır. Bu da bebeğin gelişimine olumsuz bir etki göstermesine neden olabilir. Hamilelik Dönemine Göre İlaç Kullanımı Gebelik dönemlerine göre ilaç etkileri de farklılık gösterir. Bunun için hangi ilacı ne zaman kullandığınıza dikkat etmelisiniz. Anne karnındaki bebek döllenmeden 21 gün sonra annenin aldığı her maddeye aşırı duyarlıdır. Organ oluşumlarının başladığı bu hassas dönem, 60 gün boyunca sürer. Yani ilk 3 ay ilaç kullanımında daha hassas olmak gerekir. Yalnız bu bilgi, sonraki dönemlerde ilacın bebeğe etkisinin tamamen azalacağını göstermez. Hamileliğin her döneminde ilaç kullanımı hassas bir konudur. İlaçlar bebeğe etkileri bakımından sınıflandırılırlar. Doktorlar ilaçların anne ve bebeğe etkisine göre bu ilaçları önerirler. İlaç kategorileri A, B, C, D ve X gruplarına ayrılır. A sınıfı ilaçlar, gebelikte ilaç kullanımı için en güvenli ilaç grubudur. Bu durum B, kısmen C grubu ilaçları için de geçerlidir. D grubu ilaçları annenin hayati tehlike geçiriyorsa ve başka ilaç kullanamıyorsa tercih edilir. X grubuna girenler ise kesinlikle bebeğe zarar veren ve kullanılması sakıncalı olan ilaçlardır. Hamilelikte Antibiyotik Kullanımı Antibiyotikler, bakteri kaynaklı enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Gebelikte kullanımı sakıncalı olmayan antibiyotikler bulunmaktadır. Ancak yalnızca doktorunuzun tavsiyesi ile antibiyotik kullanabilirsiniz. Gebelikte antibiyotik kullanımı ile dikkat etmeniz gereken bazı konular bulunur; Her enfeksiyon belirli bir antibiyotik türü ve doz ile tedavi edilmesi gerekir. Bu sebeple kalan antibiyotiklerinizi ilaç atık kutusuna atmanız gerekir, Doktorunuzun belirttiği doz ve süre dahilinde antibiyotiği kullanmaya devam edin. Kendinizi iyi hissetseniz dahi ilaç kullanımını bırakmayın, Size ilaç reçete eden doktorunuza hamile olduğunuzu muhakkak belirtin, Antibiyotik kullanımında ısrarcı olmayın. Sadece doktorunuzun tavsiyesi ile ilaç kullanın. Gebelikte Antibiyotik Kullanımı Bebeği Etkiler mi? Bebek, doğum kanalından geçerken annenin bakterilerine temas eder ve bağışıklık sistemini oluşturan bakteri florası oluşmaya başlar. Ancak anne adayının hamilelik döneminde antibiyotik kullanması bebeğin doğduğunda sahip olacağı bağırsak florasını etkileyebilir. Yani bebek doğum kanalından geçerken temas edeceği bakteri florası değişebilir. Dolayısıyla anne adayının antibiyotik kullanımı bebeğin başlangıçtaki bağışıklık sistemi gelişimini etkileyebilir. Anne adayı hamilelik döneminde antibiyotik kullandığı takdirde doğumdan sonra bebeğin bağışıklığının desteklenmesi gerekir. Doktorunuzun ya da eczacınızın tavsiyesi ile etkinliği kanıtlanmış probiyotik ve prebiyotik içeren besinler vererek bebeğinizin bağışıklığına doğumdan itibaren destek olabilirsiniz. Gebelerde en sık kullanılan ilaçlar ve Katagorileriİlacın jenerik ismiGebelik KatagorisiAmpisilin veAmpisilin- sulbaktamBAmoksisilin veAmoksisilin-klavunatBPenisilin G ve VBSefotaksimBParasetamolBNaproksenCLoperamidBDiklofenakCFlurbiprofen 3. trimesterde DC AspirinDFluorokinolonlarCMetronidazol ve OrnidazolBParoksetinCFenitoinDRifampisinCFlukonazolCTeofilinCMikonazolCDoksisiklinDSitalopramCSertralinCFolik asit, , Pridoksin, TiaminALevotiroksinAVenlafaksinCBetametazon, dexamethazonCKarbamazepinDVarfarinXValproik asitDKlorfeniraminBHidroksizin AtaraksCErgotaminXİlaçlar gebeliğin bütün dönemlerinde fetus üzerinde zararlı etki gösterebilir. Gebelikte ilaç kullanimi en tehlikeli dönemi 3-11 haftalar gebelikte ilaç kategorileriFDA; United States Food and Drug Administrationİnsan ve hayvanda güvenli; Magnezyum sülfat, Levotiroksin, Folik asitHayvanlarda teratojen değil, İnsanda yeterli, kontrollü çalışma yok / güvenli Zofran, Amoksisilinİnsan ve hayvanlarda kontrollü çalışma yok. Risk? Kar/zarar oranı göz önünde bulundurularak kullanıla bilir; Prozac, Tamifluİnsan ve hayvanlarda teratojen. Ancak hastaya yararı göz önünde bulundurularak kullanılabilir; TetrasiklinlerGebelikte kesinlikle yasak. Ancak anne yaşamının söz konusu ise; •Anti-hiperlipidemiklerGebelikte Antibiyotik KullanımıKategori B Penisilinler, Sefalosporinler, Seftriakson, Sefiksim, Sefotaksim, Amoksisilin/klavulonat, Makrolidler Eritromisin, Azitromisin, Meropenem, Ertapenem, Aztreonam, Metronidazol, Klindamisin, Fosfomisin, Nitrofurantoin Gebeliğin sonunda kullanılırsa yenidoğanda hemolize neden C İmipenem / silastatin, Klaritromisin, Telitromisin, VankomisinKloramfenikol, Rifampisin Yenidoğanda kanama riskini Ofloksasin iskelet deformitesi yapar, Siprofloksasin, Levofloksasin, Moksifloksasin,Ko-tirimoksazol,Linezolid,Kategori DAminoglikozitler ; İşitme siniri ya da vestibüler sinir hasarı yapar. En riskli ilaç streptomisindir. Gentamisin ve tobramisinle çok az risk olabilirse de zorunlu de zorunlu değilse kullanılmamalıdır. Tetrasiklinler kemik ve kıkırdak doku üzerine olumsuz etkisi İlaçların Gebelikte KullanımıKategori BAsiklovir, Famsiklovir, Tenofovir, ValasiklovirKategori CAdefovir, Amantadin, Entekavir, Gansiklovir , İndainavir, İnterferonlar, Lamivudinbilgi yok, Oseltamivir, Rimantadin, Valgansiklovir, ZanamivirKategori DKategori X RibavirinKategori C Daha güvenli Özellikle Lamotrigine anomali riski % Kategori D; Düşük IQ, gelişme geriliği, kalp ve idrar yolları anomalileri,yarık damak dudak, nöral tüp defekti Psikiyatrik İlaçların Gebelikte KullanımıKategori B Maprotilin, bupropion, Buspiron, KlozapinKategori CSSRİ; Essitalopram, Fluoksetin, Sertralin, Sitalopram, TCA; Klomipramin, İmipramin, Doksepin, Bupropion, Mirtazepin, VenlafaksinKategori DSSRİ; Paroksetin, Lityum, TCA; Amitriptilin, NortriptilinGenel ve Lokal anestezi, Sedasyon ilaçlarının Gebelikte KullanımıKategori B Lidokain, Ropivakain, Morfin Propofol, Meperidin, Rocuronyum, CisatracuriumKategori C Bupivakain, Atracurium, Süksinilkolin, Fentanyl, Alfentanyl, Sulfentanyl, Etomidat, Ketamin, TiopentalKategori D Midazolam, Diazepam, Morfin XReferanslar; Aydın Sarıhan, Medipol Üniversite Hastanesi, Acil Tıp, İstanbulEditör Dr Çağdaş Can, Merkezefendi Devlet Hastanesi, Acil Tıp, Manisa

gebelikte kullanılan kan ilaçları isimleri