Makalenizigiriş, gelişme ve sonuç olarak 3 kısım şeklinde düzenli olarak yazınız. Ucuz makale yazdırma için sizde hemen Ödevcim Akademik imkanlarından yararlanabilirsiniz. Ödevcim akademik her tür makaleyi (seo uyumlu makale satın al, hazir makale satin al ) sizlere sunmaktadır. sizde hemen makale oluşturmak için Ödevcim kardelen20 Aralık 2018, 20:25. İyi hem de bayağı iyi. Teşekkür ederim. Herkesin eline koluna sağlık. İsimsiz 14 Mart 2019, 20:29. Sınıf İngilizce Düzensiz Fiiller Alıştırmaları – Past Routines; DOSYA YÜKLE Son Yorumlanan İçerikler. 8. Sınıf İngilizce 2. Dönem 1. Gürültüde denilen ses kirliliği istenmeyen ve dinleyeni rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir. Çok yüksek sesle müzik dinlemek, uzun süre gürültülü ortamda bulunmak işitme yeteneğini olumsuz yönde etkiler. Gök gürültüsü ve uçak geçmesi gibi durumlarda oluşan gürültü kulak zarına zarar verebilir. Bu nedenle İngilizceFiil Çekimi - İngilizce102. 17.08.2022. Celal bayar xestexana telefonu; Hindi dublyajında dunkerkə baxın, 720p; Sık Kullanılan Fiillerin 2. ve 3. Halleri | BukyTalk. İngilizcede fiil olan kelimelerin düzenli veya düzensiz oluşuna göre ikinci halleri değişmektedir. Düzenli fiillerde İngilizce kelimelerin 2. halleri Thereis / are – How Many / Kaç Tane – Yer Bildiren Edatlar – Some Any – Bu, u, Bunlar, unlar – Can Can’t – Was Were – Could – Was Born – Düzenli Düzensiz Fiiller – Zaman İfadeleri A Haftalık Ayrıntılı Ders İçeriği Giriú HAFT KONULAR Teorik Dersler Uygulama 1 Ünite 1 Yardımcı fiil to be - am is are Okuma ve yazma Kendine tanıtma DüzensizFiiller : İngilizce Hikayeler : After Twenty Years İngilizce Öyküler : Explorer Sehmuz And The Poor King - Türkçesiyle Birlikte Hikaye : adıyla Türkçe'ye çevrilmiştir. Siz de hemen şimdi hiçbir ücret ödemeden kaç tane İngilizce kelime bildiğinizi bilimsel bir şekilde belirleyebilirsiniz. Hoş Geldiniz Yd3DzB.  İngilizce Düzensiz Fiiller - İrregular Verbs İngilizce düzensiz fiiller, Simple Past Tense ve Perfect Tense cümlelerinde normalde standart olarak -ed takısı alması gerekirken -ed takısını almayan fiillerdir. Takı almadıkları için farklı formlara geçiş yapabilirler. Bu nedenle kuracağınız cümle Simple Past Tense cümlesi ise fiilin 2. hali denen halini kullanırsınız. Kuracağınız cümle Present Prefect Tense cümlesi ise fiilin 3. hali kullanılır. Bazı düzensiz fiillerin 1., 2, ve 2. hallerinin yazılışları aynıdır. bid - bid - bid Bazı düzensiz fiillerin 2. ve 3. halleri aynı kalır. built - build - build Bazılarının da 3 hali de değişik yazılır. do - did - done İngilizce düzensiz fiileri yukarıdaki gibi grublayarak ezberlemek size kolaylık sağlayabilir. Aşağıda en çok kullanılan ingilizce düzensiz fiilleri ve anlamlarını bulabilirsiniz. İngilizce Fiillerin 2. ve 3. Hallerinin Tablosu 1. Hali Base Form2. Hali Past Simple3. Hali Past ParticipleTürkçeAnlamı awakeawokeawokenuyanmak bewas, werebeenolmak beatbeatbeatenvurmak becomebecamebecomeolmak beginbeganbegunbaşlamak bendbentbentbükmek betbetbetbahse girmek bidbidbidemretmek bitebitbittenısırmak blowblewblownesmek breakbrokebrokenkırmak bringbroughtbroughtgetirmek broadcastbroadcastbroadcastyayımlamak buildbuiltbuiltinşa etmek burstburstburstpatlamak burnburntburntyakmak buyboughtboughtsatın almak catchcaughtcaughtyakalamak choosechosechosenseçmek comecamecomegelmek costcostcostdeğer biçmek creepcreptcreptemeklemek cutcutcutkesmek dealdealtdealtanlaşmak digdugdugkazmak dodiddoneyapmak drawdrewdrawnçekmek dreamdreamtdreamtrüya görmek drivedrovedrivensürmek drinkdrankdrunkiçmek eatateeatenyemek yemek fallfellfallendüşmek feedfedfedbeslemek feelfeltfelthissetmek fightfoughtfoughtdövüşmek findfoundfoundbulmak fleefledfledfirar etmek flyflewflownuçmak forbidforbadeforbiddenyasaklamak forgetforgotforgottenunutmak forgiveforgaveforgivenaffetmek freezefrozefrozendonmak getgotgottenelde etmek givegavegivenvermek gowentgonegitmek growgrewgrownbüyümek hanghunghungasmak havehadhadsahip olmak hearheardheardduymak hidehidhiddensaklamak hithithitvurmak holdheldheldtutmak hurthurthurtyaralanmak keepkeptkeptsaklamak knowknewknownbilmek laylaidlaidyaymak leadledledrehberlik etmek learnlearntlearntöğretmek leaveleftleftayrılmak lendlentlentödünç vermek letletletizin vermek lielaylainyalan söylemek loselostlostkaybetmek makemademadeyapmak meanmeantmeantanlamına gelmek meetmetmetbuluşmak paypaidpaidödemek putputputkoymak readreadreadokumak rideroderiddenbinmek ringrangrungçalmak riseroserisenyükselmek runranrunkoşmak saysaidsaidsöylemek seesawseengörmek sellsoldsoldsatmak sendsentsentgöndermek showshowedshowngöstermek shutshutshutkapamak singsangsungşarkı söylemek sitsatsatoturmak sleepsleptsleptuyumak speakspokespokenkonuşmak spendspentspentharcamak standstoodstoodayakta durmak swimswamswumyüzmek taketooktakenalmak teachtaughttaughtöğretmek teartoretornyırtmak telltoldtoldanlatmak thinkthoughtthoughtdüşünmek throwthrewthrownfırlatmak understandunderstoodunderstoodanlamak wakewokewokenuyanmak wearworeworngiymek winwonwonkazanmak writewrotewrittenyazmak İngilizce Düzensiz Fiilleri Kolayca Ezberleme Fiillerin En Çok Kullanılanlarını Bir Araya ToplayınHerhangi bir kurala uymayan düzensiz fiilleri akılda tutmak oldukça zordur. Fakat bazı düzensiz fiiller benzer kalıplara sahip. Fiilleri alfabetik sıraya koymak yerine onları benzer gruplara ayırırsak daha akılda kalıcı olmalarını sağlarız. Düzensiz fiiller gruplamak için birkaç ipucu;Present, past ve past participle halleri aynı olan cost mal olmak, set ayarlamak.Geçmiş halleri aynı olan ama present hali farklı olan breed, bred yavrulamak ve shoot, shot ateş etmekÜçüncü hali, past participle olarak -en ile speak, spoken konuşmak wake, wokenuyanmak2. Öğrendiğin Yeni fiilleri zamanlara göre de öğrenDüzensiz fiilleri en baştan itibaren öğrenerek ileride onların sana daha kolay gelmesini sağlayabilirsin. Her yeni bir fiil öğrendiğinde zamanlara göre de öğren. Örneğin yeni öğrendiğin to steal bir şeyi izinsiz almak fiilinin past hali stole ve past participle stolenhalini de İngilizcede en çok kullanılan 25 düzensiz fiili ezberlemelisinBütün düzensiz fiiller yaygın bir şekilde kullanılmaz. Broadcast yayın yapmak gibi bir fiili hiç kullanmayabilirsin ve abide uymak fiilini yalnızca law-abiding citizen kanunlara uyan kimse ifadesinde görebilirsin. Alfabetik sırayla listede ilerlemek yerine ilk olarak en çok kullanılan fiillere odaklan. Sizler için en çok kullanılan 25 düzensiz fiili ve anlamlarını sıraladık;İngilizcede En Çok Kullanılan 25 Düzensiz Fiil ve Anlamlarıİngilizcede bilinmesi gereken temel bilgilerden bir tanesi, düzenli-düzensiz fiillerin kullanımıdır. Düzensiz fiiller ingilizcede “Irregular verbs” olarak geçerler. Düzensiz fiillerin kullanımında tek yapılması gereken, dikkatli bir şekilde hepsini okumak ve öyle kullanmaktır!Öyle ya, watch, watched ikilisinde -ed takısı kullandığımız için, çok fazla konuyu irdelemedik ama go, went ikilisinde? İşte burada, düzensiz fiilleri bilmenin önemi karşımıza çıkıyor. Tabii ki oldukça geniş bir kelime skalası söz konusu ve tüm düzensiz fiillere hâkim olmak, zamanla olabilir. Ancak en azından, başlangıç ve gelişim aşamasında en çok kullanılan İngilizce fiilleri okumak, tekrar etmek ve hâkim olmak önemli!Kitaplarda, dizilerde, talk showlarda, Twitter’da, kısacası hayatın her yanında… İngilizcede düzensiz fiillerde en çok hangileri kullanılıyor dersiniz? İşte en çok kullanılan 25 düzensiz İngilizce fiil ve Türkçe base – past tense ve past participle şeklinde gidiyor. Say / Said / Saidİngilizcede söylemek anlamına gelen to say, düzensiz fiiller Cümle The President said that the current economical state of the country is Başkan, ülkenin mevcut ekonomik durumunun stabil olmadığını / Made / Madeİngilizcede yapmak başta olmak üzere, birlikte yer aldığı isimlerle, onlarca anlam taşıyan to make ve geçmiş zaman Cümle Susan made a big mistake and her boss was not happy about it. Anlamı Susan büyük bir hata yaptı ve bu patronunun hiç hoşuna / Went / Goneİngilizcede gitmek manasına gelen to go ve geçmiş zaman çekimli Cümle My sister went to Canada 2 years ago and she still lives there. Anlamı Kız kardeşim 2 yıl önce Kanada’ya gitti ve hala orada yaşıyor. Take / Took / Takenİngilizcede almak manasına gelen to take ve geçmiş zamanlı Cümle My ride to the village had taken almost an Köye yolculuğum yaklaşık bir saat kadar sürdü. Come / Came / Comeİngilizcede gelmek anlamına gelen to come da düzensiz fiilerden. Örnek Cümle Barney came home very late so he missed the birthday party of Barney eve çok geç geldi ve bu yüzden Robin’in doğum günü partisini / Saw / Seenİngilizcede görmek manasına gelen to see ve geçmiş zaman Cümle I have never seen “Louvre Museum” before so my next station will be France, Daha önce hiç “Louvre Müzesi” ni görmedim bu yüzden bir sonraki durağım kesinlikle Fransa / Knew / Knownİngilizcede bilmek manasına gelen know ve geçmiş zamanlı Cümle Local people of this village are known by everyone with their Bu yörenin halkı herkes tarafından oldukça varlıklı olmalarıyla bilinir. Get / Got / Got – Gotten, ABDGeniş bir anlam skalasına sahip olan to get, almak, sahip olmak, elde etmek gibi karşılıklara sahip. Bunun yanı sıra, phrasal verbs kullanımlarında da oldukça fazla karşılığı olabiliyor birlikte yer aldığı kalıplara göre. Get ve geçmiş zaman çekimleri yukarıdaki Cümle Students got the main idea of the subject according to the results of the Sınav sonuçlarına bakılırsa, öğrenciler konunun ana fikrini kapmışlar. Give / Gave / Givenİngilizcede vermek manasına gelen to give ve Cümle Her husband gave Beth a valuable necklace for their 10th anniversary. Anlamı Eşi, 10. evlilik yıldönümleri için Beth’e değerli bir kolye verdi. Find / Found / Foundİngilizcede bulmak manasına gelen to find ve geçmiş zamanlı Cümle A body was found in the train station and the police is looking for the Tren istasyonunda bir ceset bulundu ve polis katili arıyor. Think / Thought / Thoughtİngilizcede düşünmek manasına gelen to think ve geçmiş zamanlı Cümle I have never thought that I might have hurt you with my Sözlerimle seni üzmüş olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Tell / Told / Toldİngilizcede söylemek manasına gelen to tell ve geçmiş zamanlı Cümle Mr. Draper told that he had wanted to see the report till the Bay Draper, haftasonuna kadar raporu görmek istediğini söyledi. Become / Became / Becomeİngilizcede olmak başta olmak üzere birkaç anlamı bulunan to become ve çekimleri, come ile benzerlik Cümle Bart became an engineer two years Bart, iki yıl önce mühendis oldu. Show / Showed / Shownİngilizcede göstermek manasına gelen to show, geçmiş zaman çekimlerinde showed ve shown ile birlikte Cümle So many ads has shown before the film and it was so Filmden önce çok fazla reklam gösterildi ve bu bayağı can sıkıcıydı. Leave / Left / Leftİngilizcede ayrılmak manasına gelen to leave ve Cümle Their mother had left some food for them in the fridge before leaving home. Anlamı Anneleri evden ayrılmadan önce, onlar için buzdolabına yiyecek bir şeyler bırakmıştı. Feel / Felt / Feltİngilizcede hissetmek manasına gelen to feel ve Cümle He felt a deep anxiety when the lights Işıklar söndüğünde derin bir endişe duydu. Put / Put / Putİngilizcede koymak manasına gelen to put fiili ve çekimleri. Tüm çekimleri aynı olan nadir Cümle The singer asked audience to put their hands up during his new Şarkıcı, yeni şarkısını söylerken seyircilerden ellerini havaya kaldırmalarını istedi. Örnek Cümle 2 Robert put his books to the wrong desk at the first day of 2 Robert, okulun ilk gününde kitaplarını yanlış sıraya koydu. Bring / Brought / Broughtİngilizcede getirmek anlamına gelen to bring ve geçmiş zaman Cümle The waiter mistakenly brought hot coffee instead of a cold one. Anlamı Garson yanlışlıkla soğuk kahve yerine sıcak getirdi. Begin / Began / Begunİngilizcede başlamak manasına gelen to begin ve Cümle This semester begun 2 months ago so you may have some trouble to catch your Bu dönem iki ay önce başladı bu yüzden arkadaşlarını yakalamakta zorluk çekebilirsin. Keep / Kept / Keptİngilizcede korumak; tutmak anlamına gelen to keep ve geçmiş zaman Cümle The man was kept in the jail till the Adam duruşmaya kadar hapiste tutuldu. Hold / Held / Heldİngilizcede tutmak manasına gelen to hold ve geçmiş zaman çekiminde kullanılan Cümle Sam hold his mother’s hand tightly while they were crossing the street. Anlamı Sam, karşıya geçerken annesinin elini sıkıca tuttu. Write / Wrote / WrittenEn çok kullanılan İngilizce fiilerden bir tanesi de write, yani yazmak. Write’ın geçmiş zaman çekimleri wrote ve written Cümle The soldier wrote almost twenty letters but he never got any answer to them. Anlamı Asker neredeyse twenty mektup yazdı ama hiç birine cevap / Stood / Stoodİngilizcede dikilmek, ayağa kalkmak anlamları ve bunun yanı sıra, birlikte kullanıldığı edatlara göre farklı anlamlara da gelebilen stand Cümle Everyone stood up while bride and groom were coming in. Anlamı Gelin ve damat içeri girerken herkes ayağa kalktı. Hear / Heard / Heardİngilizcede duymak manasına gelen to hear. Örnek Cümle I have heard some gossip about them but I have never thought that they might have been true. Anlamı Onlarla ilgili bazı dedikodular duymuştum ama gerçek olabileceklerine hiç ihtimal vermemiştim. Let / Let / Letİngilizcede izin vermek anlamına gelen to let ve geçmiş zaman çekimleri. Örnek Cümle Kids’ parents did not let them go to the camp without their Çocukların velileri, öğretmenleri olmadan kampa gitmelerine izin vermedi. En çok kullanılan ve işinizi görecek 25 Düzensiz Fiil ve anlamlarını sıraladık. Şimdi de dilerseniz alfabetik liste şeklinde tüm düzensiz fiilleri / Was/ Were / Been İngilizcede yaygın kullanım olarak “olmak” ve “bulunmak” anlamına gelen to be Örnek Cümle I’ve always been a good Her daim iyi bir öğrenci / Beat / Beaten“Vurmak”, “dövmek” ve “yenmek” gibi manalara gelen to beatÖrnek Cümle He was beaten by the last European Son Avrupa şampiyonu tarafından mağlup edildi. Bite / Bit / Bittenİngilizcede “ısırmak” ve aynı zamanda “lokma” anlamına da gelen to bite ve geçmiş zaman çekimli Cümle The child bit the candy and he Çocuk şekeri ısırdı ve acıyla yüzünü / Broke / Broken “Kırmak”, “kopmak” manasına gelen to break Örnek Cümle There was a broken window in the bedroom and the house seemed more spooky in that way. Anlamı Yatak odasında kırık bir pencere vardı ve ev bu haliyle daha ürkütücü görünüyordu. Broadcast / Broadcast / Broadcastİngilizcede “yayın” ve “yayın yapmak” gibi anlamlara gelen “Broadcast” Örnek Cümle The AMC broadcasted the old episodes of the series last AMC kanalı dün gece dizinin eski bölümlerini yayınladı. Build / Built / Built“inşa etmek” manasına gelen Build ve Cümle Süleymaniye Mosque was built by Mimar Sinan who is the most famous architect of country. Anlamı Süleymaniye Camii, ülkenin en ünlü mimarı tarafından inşa edilmiştir. Burn / Burned-burnt / Burned-burntİngilizcede “yakmak” ve “yanmak” manasına gelen Burn ve geçmiş zamanlı Cümle The little girl burnt her hand while she was trying to help her mother in the Küçük kız mutfakta annesine yardım etmeye çalışırken elini yaktı. Buy / Bought / BoughtBuy “satın almak” anlamına gelir. Örnek Cümle She bought so many unnecessary stuff during her Paris visit. Anlamı Paris ziyareti sırasında bir sürü işe yaramaz şey satın aldı. Catch / Caught / Caughtİngilizcede “yakalamak” “yetişmek” ve “enselemek” gibi anlamları olan to catch Örnek Cümle The robber was caught by the security of the Hırsız, bankanın güvenlik görevlisi tarafından yakalandı. Choose / Chose / Chosento choose İngilizcede “seçmek” Cümle It is hard to choose one among all these magnificent earrings, she thought. Anlamı Kadın, bu kadar göz alıcı güzellikte küpe arasından birini seçmek ne kadar zor, diye düşündü. Cut / Cut / Cutİngilizcede kesmek manasına gelen to cut ve geçmiş zaman çekimli Cümle Bill cut the letter mistakenly while he was trying to open the Bill, zarfı açmaya çalışırken yanlışlıkla mektubu kesti. Deal / Dealt / Dealt“Davranmak” “dağıtmak” “iş yapmak” “anlaşma” gibi çeşitli anlamlara gelen to deal ve geçmiş zamanlı Cümle Two companies have dealt on doing the next project together. Anlamı İki şirket, bir sonraki projeyi birlikte gerçekleştirme konusunda anlaştı. Do / Does / Did / Doneİngilizcede “yapmak” manasına gelen do. Örnek Cümle Boy’s mother asked him whether he had done his homework or Çocuğun annesi, ödevini yapıp yapmadığını sordu. Draw / Drew / Drawn“Çekmek” “karalamak” “çizmek” anlamına gelen to draw Örnek Cümle Sarah had drawn a whale when her teacher asked her to draw something big. Anlamı Öğretmeni büyük bir şey çizmesini istediğinde, Sarah bir balina çizdi. Drive / Drove / Drivenİngilizcede “sürmek araç” manasına gelen to drive ve Cümle He drove all night to get to the city. Anlamı Şehre gitmek için bütün gece araba sürdü. Drink / Drank / Drunkto drink İngilizcede içmek manasına Emily had drunk a glass of wine at supper so she had to take a taxi. Anlamı Emily akşam yemeğinde bir kadeh şarap içmişti, bu yüzden taksiye binmek zorunda kaldı. Eat / Ate / Eatenİngilizcede to eat “yemek yemek” manasına gelir. Örnek Cümle Her brother ate three huge sandwiches and that made everyone laugh. Anlamı Erkek kardeşi üç koca sandviç yedi ve millet gülmekten kırıldı. Fall / Fell / Fallen“düşmek” anlamına gelen to fall ve geçmiş zaman çekimli Cümle While I was walking down the street, a big pot fell just in front of me. How lucky I am!Anlamı Yolda yürürken büyük bir saksı tam önüme düştü. Ne şans ama!Feed / Fed / Fedİngilizcede “beslemek” manasına gelen to Cümle She told the babysitter that she had fed the Bakıcıya bebeği doyurduğunu söyledi. Fight / Fought / Fought“dövüşmek” anlamındadır to Cümle Everybody knew that the new boy had fought almost every kid in his previous Herkes okula yeni gelen oğlanın önceki okulundaki hemen hemen her çocukla dövüştüğünü biliyordu. Find / Found / Foundİngilizcede “bulmak” manasına gelen to find ve geçmiş zamanlı Cümle Body of the woman has been never Kadının cesedi asla bulunamadı. Fly / Flew / Flown “Uçmak” kelimesinin İngilizce karşılığı olan to Cümle The kite flew away from child’s Uçurtma çocuğun ellerinden uçup gitti. Forbid / Forbade / Forbiddenİngilizcede “yasaklamak” anlamındadır to forbid Örnek Cümle It is forbidden to smoke Kapalı alanlarda sigara içmek / Forgot / Forgottento forget “unutmak” manasına Cümle Nations who had forgotten their past cannot be successful in Geçmişini unutan uluslar gelecekte başarılı olamazlar. Forgive / Forgave / Forgiven“affetmek”anlamındadır to Cümle Lucy said that she forgave him for his bad Lucy, kötü sözleri için onu affettiğini söyledi. Freze / Froze / Frozento freze İngilizcede “donmak” manasına Cümle The ground froze in the east of the country last Toprak geçen kış ülkenin doğusunda dondu. Grow / Grew / Grown“Büyümek” anlamına gelen to Cümle The reporter told that the economy grew in the last quarter of the year. Anlamı Muhabir, ekonominin yılın son çeyreğinde büyüdüğünü / Had / Hadto have İngilizcede sahip olmak demektir. Örnek Cümle Marty had a terrible headache so he took an aspirin before going to Marty’nin başı çok ağrıyordu ve bu yüzden yatmadan önce bir aspirin aldı. Hide / Hid / Hiddenİngilizcede “saklamak” manasına gelen to hide ve geçmiş zaman çekimli Cümle There was a hidden treasure in the game and gamers were trying to find it. Anlamı Oyunda gizli bir hazine vardı ve oyuncular bu hazineyi bulmaya çalışıyorlardı. Hit / Hit / Hitto hit “vurmak” Cümle His boss hit his punch to the table when he had learned the low selling Patronu düşük satış rakamlarını öğrendiğinde yumruklarını masaya vurdu. Hurt / Hurt / Hurt“Yaralanmak” anlamına gelen to Cümle His leg hurt really bad during Spor sırasında bacağını çok kötü incitti. Learn / Learned-Learnt / Learned-learnt İngilizcede “öğretmek” manasındadır to learn. Örnek Students learnt how to use passive voice last Öğrenciler geçen hafta pasif cümleleri nasıl kullanacaklarını öğrendi. Lie / Lay / Lain“Yalan söylemek” “yatmak, uzanmak” manalarına gelen to lie ve geçmiş zamanlı Cümle The suspect lay about where he was in the course of event so he had been found guilty. Anlamı Şüpheli, olay esnasında nerede olduğu ile ilgili yalan söyledi ve bu yüzden suçlu bulundu. Lose / Lost / Lostto lose İngilizcede “kaybetmek” Cümle Handmaid told that she had lost the duplicate Hizmetçi yedek anahtarları kaybettiğini söyledi. Mean / Meant / Meant İngilizcede “anlamına gelmek” demektir to Cümle Teacher told students that those exam results had meant nothing if they had not learnt anything. Anlamı Öğretmen öğrencilere, eğer bir şey öğrenmemişlerse bu sınav sonuçlarının hiçbir anlamı olmadığını / Met / Metto meet İngilizcede “buluşmak” manasına Cümle Ted told his children how he had met their Ted çocuklarına anneleriyle nasıl tanıştığını / Paid / Paid“ödemek” manasına gelen to pay ve Cümle All of the friends shared the check and paid equally after Yemekten sonra tüm arkadaşlar hesabı paylaştılar ve eşit / Read / Readİngilizcede okumak manasına gelen to read ve geçmiş zaman çekimli Cümle Have you ever read Tolkien?Anlamı Hiç Tolkien okudun mu?Ride / Rode / Riddento ride “binmek” ve ”gezinti” gibi anlamlara Cümle Betty rode the most magnificent horse in the club. Anlamı Betty kulüpteki en muhteşem ata bindi. Ring / Rang / Rung“çalmak” manasına gelen to ring ve Cümle After the storm, the bell rang and that frigtened to death Fırtınadan sonra zil çaldı ve bu herkesin ödünü patlattı. Rise / Rose / Risenİngilizcede to ride “yükselmek” “doğmak” ve “doğuş” Cümle After all dark and stormy nights, the sun Her fırtınalı ve karanlık gecenin ardından güneş / Ran / Run“Koşmak” manasına gelen to run ve geçmiş zaman çekimli Cümle The guy ran after the lady to give her money Adam parasını geri vermek için bayanın peşinden koştu. Sell / Sold / Soldİngilizcede “satmak” to sell Cümle After they had learned that the house was sold, their dreams came to Evin satıldığını öğrendikten sonra, hayalleri suya düştü. Send / Sent / Sentto send İngilizcede “göndermek” manasına Cümle As a traditional habit, Mary sends a letter to her friend every Geleneksel bir alışkanlık olarak, Mary her yıl arkadaşına mektup gönderir. Shut / Shut / Shutİngilizcede “kapamak” demektir to Cümle Father shut the door harshly after the Baba, tartışmadan sonra kapıyı sertçe kapattı. Sing / Sang / Sungto sing İngilizcede şarkı söylemek anlamına Cümle When they ask John what he loves most about Yuki, he tells that she sings like a bird. Anlamı John’a, Yuki ile ilgili en çok neyi sevdiğini sorduklarında, kuşlar gibi cıvıldayarak şarkı söylediğini söyler. Sit / Sat / Satİngilizcede “oturmak” demektir to Cümle We kindly remind you to sit silently during the Konferans sırasında sessizce oturmanızı rica ederiz. Sleep / Slept / Sleptto sing “uyumak” manasına Cümle He slept all night after a long and tiring day. Anlamı Uzun ve yorucu bir günün ardından tüm gece / Spoke / Spokenİngilizcede “konuşmak” manasına gelen to Cümle When he spoke with others, he had realised that he is the one who has the lowest Diğerleriyle konuştuğunda, en düşük maaş alanın kendisi olduğunu fark etti. Spend / Spent / Spent to spend “harcamak” ve “geceyi geçirmek” gibi anlamlara Cümle She spent three years to learn Rusçayı öğrenmek için üç yılını harcadı. Swim / Swam / Swum“Yüzmek” manasına gelir to Cümle Children swam in the kiddy pool while their parents were Çocuklar ebeveynleri sohbet ederken küçük havuzda yüzdüler. Teach / Taught / Taughtİngilizcede “öğretmek” anlamına gelen to teach ve geçmiş zamanlı Cümle Teacher told that she had taught that subject two weeks Öğretmen, bu konuyu iki hafta önce öğrettiğini söyledi. Throw / Threw / Thrown “Fırlatmak” İngilizce karşılığı to Cümle The boy threw the ball to the top of the Çocuk topu ağacın tepesine fırlattı. Understand / Understood / Understoodİngilizcede “anlamak” demektir Cümle I have never understood why people fight with İnsanların birbiriyle neden savaştığını hiç anlamadım. Wake / Woke / Woken “Uyanmak” manasına gelen to wake ve geçmiş zamanlı Cümle When he woke up, he had heard a noise from Uyandığında alt kattan gelen bir gürültü duydu. Wear / Wore / Worn to wear İngilizcede “giymek” Cümle Edward wore his coat in that sunny day thanks to his Edward bu güneşli günde annesi yüzünden ceketini giydi. Win / Won / Won İngilizcede “kazanmak” manasına gelir to Cümle All groups had won little prizes for their Tüm gruplar katılımları için küçük ödüller / Wrote / Written“Yazmak” anlamına gelir to Cümle Tony wrote two different type of letters and asked students to discuss the Tony iki farklı türde mektup yazdı ve öğrencilerden farkı tartışmalarını istedi. İngilizce fiiller, cümle kurmak için en gerekli ögelerden biridir. İngilizce fiiller, düzenli ve düzensiz fiiller olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Düzenli fiillerde fiilin yalın haline ’-ed’’ takısı getirilerek 2. ve 3. haller oluşturulurken; düzensiz fiillerde kelime yazımı farklı olmaktadır. Bu içerikte İngilizce fillerin 2. ve 3. hallerini bulabilir; düzensiz fiiller İngilizce konusunu genel olarak öğrenebilirsiniz. İlk olarak tabloda yer alan İngilizce fiillerin 2. ve 3. hallerini inceleyip; ardından düzensiz fiillerle kurulan cümle örneklerine göz Fiillerin 2. ve 3. Halleri – Irregular VerbsV1- Base Form Yalın HalV2- Past Simple İkinci hali / geçmiş zamanV3- Past Participle 3. Hali / uzak geçmiş zamanTürkçe AnlamıAwakeAwokeawokenUyanmakBeWas,wereBeenolmakBeatbeatBeatenDövmek, vurmakBecomebecameBecomeHaline gelmekBeginbeganBegunBaşlamakBendbentBentBükmekBetbetBetIddiaya girmekBidbidBidEmretmekBitebitBittenIsırmakBlowblewBlownUçurmak, esmekBreakbrokeBrokenKırmakBringbroughtBroughtGetirmekBroadcastbroadcastBroadcastYayımlamakBuildbuiltBuiltInşa etmekBurnBurntBurntYakmak, yanmakBurstburstBurstPatlamakBuyboughtboughtSatın almakCatchcaughtCaughtYakalamak, yetişmekChoosechoseChosenSeçmekComecameComegelmekCostcostCostTutmak fiyatıCreepcreptCreptEmeklemekCutcutCutKesmekDealdealtdealtAnlaşmakDigdugDugKazmakDodidDoneYapmakDrawdrewDrawnÇizim yapmakDreamdreamtDreamtHayal etmekDrivedroveDrivenSürmekDrinkdrankDrunkIçmekEatAteEatenYemekFallfellFallenDüşmekFeedfedFedBeslemekFeelfeltFeltHissetmekFightfoughtFoughtDövüşmekFindfoundFoundBulmakFleefledFledFirar etmekFlyflewFlownUçmakForbidforbadeForbiddenyasaklamakForgetforgotForgottenUnutmakForgiveforgaveForgivenAffetmekFreezefrozeFrozenDondurmakGetGotGot, gottenAlmakGivegavegivenvermekGowentgoneGitmekGrowgrewgrownYetişmek, büyümekHanghunghungAsmakHavehadhadSahip olmakHearheardheardDuymak, işitmekHideHidHiddenSaklamakHithitHitVurmakHoldheldHeldTutmakHurthurtHurtAcıtmakKeepkeptKeptSürdürmekKnowknewKnownBilmekLaylaidLaidUzanmakLeadledLedÖncülük etmekLearnlearntLearntÖğrenmekLeaveleftleftTerk etmekLendlentLentBorç vermekLetletletIzin vermekLielayLainYalan söylemekLoselostLostKaybetmekMakemadeMadeYapmakMeanMeantMeantKastetmekMeetmetMetTanışmakPaypaidPaidÖdemekPutputPutKoymakReadreadReadOkumakRideroderiddenSürmekRingrangRungÇalmak telefon,zilRiseroseRisenYükselmek, doğmakRunranRunKoşmakSaysaidsaidSöylemekSeesawSeenGörmek, anlamakSellsoldsoldSatmakSendsentSentGöndermekShowshowedShownGöstermekShutshutShutKapatmakSingsangSungŞarkı söylemekSitSatSatOturmakSleepsleptSleptUyumakSpeakspokeSpokenKonuşmakSpendspentSpentHarcamakStandstoodstoodAyakta durmakSwimswamSwumYüzmekTaketookTakenAlmakTeachtaughtTaughtÖğretmekTeartoreTornYırtmakTelltoldToldanlatmakThinkthoughtThoughtdüşünmekThrowthrewThrownAtmakUnderstandunderstoodunderstoodAnlamakWakewokeWokenUyanmakWearworeWornGiymekWinwonWonKazanmakWritewrotewrittenyazmakİngilizce Düzensiz Fiiller 2. Ve 3. Halleri Ne Zaman Kullanılır?Türkçesi düzensiz fiiller olan ve İngilizce’de de irregular verbs olarak bahsedilen bu fiiller, İngilizce geçmiş zaman formundaki cümlelerde söz konusu olmaktadır. Simple Past Tense dediğimiz basit geçmiş zaman formundaki İngilizce cümlelerde, cümlemiz olumlu formda olmak kaydıyla fiilimiz şekil wrote a poetry for my boyfriend Erkek arkadaşım için bir şiir yazdım Olumlu formda bir cümleUzak geçmişten bahsedilen cümlelerde ise Past perfect cümlemizin fiili cümlemiz olumlu da olsa olumsuz da olsa her türlü değişmesi had written a poetry for my boyfirend before I left him. Erkek arkadaşımı terketmeden önce ona bir şiir yazmıştım.I hadn’t written any poetry for my boyfriend before I left him. Erkek arkadaşımı terketmeden önce ona herhangi bir şiir yazmadımİngilizce düzensiz fiillerde, Simple Past tense kullanacağımız cümlede fiilimiz 2. Halde olacaktır. Eğer cümlemiz Past Perfect tense ile kurulacaksa, fiilimiz 3. Halde düzenli fiiller olarak bahsedilen ve İngilizcesi regular verbs olan bu fiiller, düzensiz fiillerden farklı olarak sadece -ed -d veya -ied eklerinden birini alarak geçmiş zaman cümlesinde kullanılabilirler. Herhangi bir şekil değişikliğine studied very hard this year but I failed again. Bu yıl çok çalıştım ama yine başarısız oldumEğer Simple past tenseli ve düzenli fiilin kullanılacağı cümle form olarak olumlu bir cümleyse -ed -ied ve -d eki kullanılır fakat olumsuz cümlelerde yardımcı fiil geldiği için düzenli fiilimiz yalın halde went shopping yesterday. olumlu Dün alışverişe gittimI didn’t go shopping yesterday. olmusuz Dün alışverişe gitmedimPast perfect tense’in kullanılacağı cümlede böyle bir fark gözetilmez. Olumlu ve olumsuz cümlelerde düzenli fiil had studied at Marmara University before I studied at Uludag Universty. Uludağ üniversitesinde okumadan önce Marmara Üniversitesinde past tense ile kurulacak cümlelerde, cümlenin fiili düzenli fiilse 2. Halde kullanılır. Eğer cümlede past perfect tense kullanılacaksa cümlenin düzenli fiili 3. Halde Düzensiz Fiiller Listesi ve Cümle Örnekleriİngilizce düzensiz fiiller listesi, içeriğin önceki kısımlarında sizlere sunulmuştur. Bundan sonraki kısımda yer alan düzensiz fiiller örnek cümlelerini inceleyerek konuyu daha iyi anlayabilirsiniz. Write 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerWrite 2. hali Wrote’dur. 3. hali Written’dır. Write ile kurulan örnek cümleleri wrote a lot of books on England. O, İngiltere hakkında çok sayıda kitap writer wrote many novels. Yazar, çok sayıda roman I had known his address, I would have written to bilseydim, ona mektup has written six poem books so far. Şimdiye kadar altı şiir kitabı 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerGet 2. hali Got’dır. 3. hali Gotten’dır. Get ile kurulan örnek cümleleri got married when I was 25 years old. 25 yaşındayken applied for the job and got it. İş için müracaat etti ve onu hasn’t gotten a house yet. O henüz bir araba shouldn’t have gotten so angry. Çok 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerMeet 2. hali Met’dir. 3. hali Met’dir. Meet ile kurulan örnek cümleleri met in 2017. A year later, we got married. 2017’de tanıştık. Bir yıl sonra two prime minister met face to face for the first time. İki başbakan ilk defa yüz yüze two groups have met. İki grup have met him on several occasions. Çeşitli vesilelerle onunla 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerCome 2. hali Came’dir. 3. hali Come’dur. Come ile kurulan örnek cümleleri came to my summer house yesterday. Dün yazlık evime came to the party. O, partiye new teacher has come to our school. Yeni öğretmen okulumuza father has not come from abroad yet. Babam yurt dışından henüz 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerLeave 2. hali Left’dir. 3. hali Left’dir. Left ile kurulan örnek cümleleri work finished, he left for home. İşi bitti, eve gitti. We left on September 15. 15 Eylül’de have left around 230. civarında 1996 he has left İzmir, he has never to return. 1996 yılında İzmir’den ayrıldı, asla geri 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerForget 2. hali Forgot’dır. 3. hali Forgetten’dır. Forget ile kurulan örnek cümleleri forgot to lock the door. Kapıyı kilitlemeyi forgot the key and went back for it. Anahtarı unuttum ve onun için geri has forgotten her password. O, şifresini husband hasn’t forgetten my birthday. Eşim, doğum günümü 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerEat 2. hali Ate’dir. 3. hali Eaten’dır. Eat ile kurulan örnek cümleleri children ate hamburgers for lunch. Çocuklar öğle yemeği için hamburgerler ate a sandwich. Bir sandviç you eaten dinner? Akşam yemeği yedin mi?I have eaten enough for now. Şimdilik yeterince 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerTell 2. hali Told’dur. 3. hali Told’dur. Tell ile kurulan örnek cümleleri told you that I wasn’t interested. İlgilenmediğimi sana told me that he was going to New York. New York’a gittiğini still haven’t told me why you quit your job. İşinizden ayrılma nedeninizi hâlâ bana girl has told me why she was sad. Kız çocuğu bana neden üzgün olduğunu 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerThink 2. hali Thought’dur. 3. hali Thought’dur. Think ile kurulan örnek cümleleri thought she was sick. Onun hasta olduğunu people thought it was a good treaty. Çoğu insan onun iyi bir anlaşma olduğunu have thought him to be a great scientist. İnsanlar onu büyük bir bilim insanı olduğunu have never thought, I have get married. Evleneceğimi hiç 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerGive 2. hali Gave’dir. 3. hali Given’dır. Give ile kurulan örnek cümleleri gave up smoking three years ago. Üç yıl önce sigarayı gave you everything you wanted. İstediğin her şeyi sana mother has given her permission to go to abroad. Annesi, ona yurt dışına gitmesi için izin name will be given to the child? Çocuğa ne isim verilecek?Pay 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerPay fiili düzenli İngilizce fiiller arasındadır. Pay 2. hali Paid’dir. 3. hali Paid’dir. Pay ile kurulan örnek cümleleri paid her rent. Kirasını paid the phone’s bill. Ahmet, telefon faturasını have just paid the check. Ben az önce çeki have already paid for the first lesson. İlk ders için zaten ödeme 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerSell 2. hali Sold’dur. 3. hali Sold’dur. Sell ile kurulan örnek cümleleri sold his shop and retired. Dükkanını sattı ve emekli grandfather sold the cow. Dedem ineği has sold her car. O, arabasını have sold ten houses so far. Şimdiye kadar on ev 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerBuy 2. hali Bought’dur. 3. hali Bought’dur. Buy ile kurulan örnek cümleleri bought two skirts dün iki etek satın bought a camera for 300 dollars. 300 dolara bir kamera satın already bought her computer. O, bilgisayarını çoktan satın has bought new car. O, yeni bir araba satın 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerTake 2. hali Took’dur. 3. hali Taken’dır. Take ile kurulan örnek cümleleri took me four hours to finish the work. İşi bitirmek dört saatimi wife took the medicine. Eşim ilaç you taken your pills? İlaçlarınızı aldınız mı?I have taken the first adımımı 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerCut fiilinin 2. ve 3. halleri aynıdır. Cut 2. hali Cut’dır. 3. hali Cut’dır. Cut ile kurulan örnek cümleleri cut off two meters of the iki metre boy cut the cake in two. Çocuk pastayı ikiye has just cut off a branch from the tree. Az önce ağaçtan bir dal mother has cut my hair too short. Annem saçımı çok kısa 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerBreak 2. hali Broke’dur. 3. hali Broken’dır. Break ile kurulan örnek cümleleri robbers broke into a store. İki soyguncu bir mağazaya broke the refrigerator. Buzdolabını have broken all my earrings. Bütün küpelerimi has never broken the law. Asla yasaya karşı 2. ve 3. Hali ile Örnek CümlelerPut fiilinin 2. ve 3. halleri aynıdır. Put 2. hali Put’dur. 3. hali Put’dır. Put ile kurulan örnek cümleleri put his tools away after he had finished. İşi bitirdikten sonra aletleri yerine put too much sugar in your tea. Çayına çok fazla şeker firemen have just put out the ateşi az önce man has put his hand in his pocket. Adam elini cebine 2. ve 3. Hali ile Örnek Cümlelerİkinci ve üçüncü halleri aynı olan fiillerden biri de Hurt fiilidir. Hurt 2. hali Hurt’dür. 3. hali Hurt’dür. Hurt ile kurulan örnek cümleleri girl hurt. Kız hurt his arm lifting so much weight. Çok fazla ağırlık kaldırırken kolunu has hurt her ankle. O, ayak bileğimi leg has hurt, so I could not walk. Bacağım incindi, bu yüzden yürüyemiyorum. Simple Past Tense Düzensiz Fill Irregular 20 Cümle Örnek. İngilizce’de bazı fiilerlerin çekimleri düzensizdir. Bunlara “irregular verb” denir. Bu düzensiz fillerle ilgili Simple Past Tense- Basit GEçmiş Zaman- ile ilgili 20 tane örnek cümle ve Türkçe çevirilerini drew a beautiful drank two bottles of water last ate lunch early found my bookI forgot my pen at homeI went to the party last had some toast for knew that he was left the book at lost my pen rode the bus to ran two kilometres saw the movie last made a cakeThey won the game last heard the sound last saw the bear bought some food broke her did the ÇEVİRİSİGüzel bir resim gece iki şişe su öğle yemeğini erken buldumkalemimi evde unuttumGeçen hafta partiye biraz tost kaldığını evde kalemimi gitmek için otobüse iki kilometre geçen hafta yaptımGeçen hafta sonu maçı gece sesini ayıyı biraz yiyecek ödevini yaptı.

20 tane düzensiz fiil ingilizce